Erinç Korkmaz

Beşiktaş Camiası ve FEDA

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (7 oy, Ortalama: 5,00
Loading ... Loading ...

Seçim öncesi bu durumlara düşeceğimiz az çok belli olmuştu. Serdal Adalı’nın, adaylık için nabız yokladığı günlerde Beşiktaş’ın ileri gelenlerinden(!) aldığı cevaplar bugünlere geleceğimizi belli etmişti. Ne olursa olsun birkaç aday canı gönülden bu yükün altına elini sokmak için uğraş veriyordu. Yalçın Karadeniz’in adaylığını açıklayıp, “Süleyman Seba’nın kendisini desteklediği ve ortaya çıkması gerektiğini söylediği” yalanına kadar insanlar bir şeyler için uğraş veriyordu. Bu adaylık ve yalan sonrası, nabız yoklayan ve çalışmalar yürüten Murat Aksu ve Serdal Adalı adaylıktan vazgeçtiklerini açıkladılar. Bir gün önce yokum diyen ve yurt dışında bulunan Fikret Orman, anında başkan adayı olmuş ve YK listesini kulübe sunmuştu.

Fikret Orman’ın adaylık başvurusu camiaya bir heves katmadı. Bir coşku yaratmadı, çünkü kendisinin Serdar Bilgili, Yıldırım Demirören ve İsmail Ünal’dan bir farkı olmadığını düşünüyordu herkes. Fikret Orman’ın YK listesini, resmen seçim günü öğrenme fırsatı buldu koca camia. Listede bulunan Levent Erdoğan, Seyit Ateş gibi isimler camianın dudak bükmesine sebep olurken Berk Hacıgüzeller, Berkan Gocay ve Mesut Urgancılar’ın YK listesinde olması “acaba?” demesine sebep oluyordu herkesin. Üstüne Fikret Orman’ın “8 senenin denetimi yapılacak ve hesabı sorulacak” demesi heyecanlandırmıştı herkesi.

Ama…

Beşiktaş taraftarının ve camiasının kanayan yaraları; Levent Çifter, Gökhan Sarı ve Tuğrul Yenidoğan göreve getiriliyor veya da terfi ettiriliyordu. YK, Beşiktaş’ın kanayan yaralarına VEFA gösteriyordu. Bu, bozuk olan morallerin daha da bozulmasına sebep oldu.

Herkes maddi durumun çok kötü olduğunun bilincindeydi. Hatta adaylık süresince herkes bu durumdan dert yanıyordu. Taraftar da bunun fazlasıyla farkındaydı. Beşiktaş Milangaz’ın finale yürüyen yolunda yeni yönetim, taraftarla birlikte başarıya ulaşırken bir kenetlenme söz konusu idi. Derken bir anda FEDA çıktı ortaya. Çok güzel düşünülmüş bir organizasyondu. Fakat aceleye getirilerek, insanlara sadece bir tshirt imajı verilerek bir kampanya atıldı ortaya. Aslına bakarsanız başarılı da oldu. Binlerce kişi FEDA diyor başka bir şey demiyordu. Özellikle taraftar için uzun süredir gereksinim olan kenetlenme söz konusu idi. Fakat bu kenetlenme sadece taraftar aşamasında kaldı. Kendi halinde bir taraftarın 20-30 adet tshirt aldığı yerde, 2-3 kişinin bir araya gelip 50 adet tshirt aldığı yerde, 137 tane derneğe baskı yapılıp 1000’er tane satın alması sağlanmadı. Çünkü yine yeniden o derneklerin oy hesaplarına ihtiyaç vardı. Zavallım taraftar yüklendi durdu. Şapkası çıktı alındı, atkısı çıktı alındı.

Ama insanlar bir noktada “ne oluyoruz?” demeye başladı. Olumsuzluklar göze batmaya başladı.

Peki insanların gözüne ne battı? İnsanlar ne gördü?

İnsanlar;

1) Basketbol takımının tarihi başarısının değerlendirilmediğini, beceriksizliği gördü.

2) Tam camia bütünleşiyor derken Kombine fiyatlarını gördü. Bütünleşmeye engel olundu. Resmen Kapalı ile bir hesaplaşma havası seziliyor ki çok yanlış bir sezinlemedir umarım (Fiyatlar geçen sene de dediğim gibi normaldi. Bu sene için de normal olabilir ama takımın durumu düşünüldüğünde takımın hali ortada iken çok abes fiyatlardır şahsımca). Daha fazla kombine satılacak, daha fazla insanla bütünleşilecek ve daha fazla insan Kartal Yuvalarına çekilecekti ama olmadı, FEDA denilmedi.

3) UEFA’dan gelen ceza ve “hesaplarda sahtecilik yapıldı” söylemiyle birlikte, YD’den hesap sorulmamasını gördü. Asıl FEDA o şekilde olacaktı. Başında bulunduğu Federasyon’un bize yapabilecekleri düşünülse bile FEDA denilecekti, Kongre’de insanların içinde söylediği “hibe ediyorum” lafı alenen ortada iken beyefendi’ye senet yazan Ertunç Soğancıoğlu, Engin Baltacı direk FEDA denilerek üyelikten ihraç edileceklerdi, edilmedi. FEDA olmadı. Bir denetlemedir ki aylardır bitmedi, yönetim bir türlü FEDA demedi.

4) Tecrübesiz yöneticilerin mikrofon peşinde koşup belirli belirsiz sitelere demeç vermesini ve kulübü küçük düşürmelerini gördü.

5) Küçülmeye gidiyoruz nidalarıyla beceriksizce yapılan transferleri, takım kurulumunu gördü. Futbol Şubesi sorumluları hoca arayışında iken, yöneticilerin kendilerince beceriksizce imzalayıp, kendi ceplerinden ödedikleri tazminatları gördü. Terinin son damlasına kadar savaşan futbolculara yol verilip, kılını kıpırdatmayan futbolcuların takımda kalmasını gördü. Bu futbolcuların gönderilmeye çalışılırken, kendi futbolcusuna neredeyse küfür eden, futbolcunun değerini düşüren yöneticileri gördü.

6) Mehmet Topuz transferi sırasında, aklınca Beşiktaş’a laf sokan Kayserispor Başkanı ve Menajerinin ayağına gidilip hazırlık maçı yapılmasını gördü.

7) Amatör Branşlardan bazılarının dondurulmasını gördü.

Insanlar bu olumsuzlukları gördükçe tüm yükü omuzlarında hissetti. Galatasaray yönetiminin geçen sene yaptığı (yanlış bilmiyorsam) sermaye artırımı şeklinde borsada bir hareket yaparak nefes alınması gibi bir hareket de olmayınca; insanlar “bizim FEDA dememizle bu iş ne kadar olacak, madem biz yapacağız her şeyi bu YK ne işe yarar” demeye başladı ki haksız da değiller. Bugünkü isteksizlik ve bitmek bilmeyen eleştirilerin tamamı da bundan dolayı olmakta.

Neredeyse 6 ay oldu. Bağımsız denetim firması, Beşiktaş’ın hesaplarının altını üstüne getirdi. UEFA’nın bile gördüğü hesaplardaki sahteciliği acaba bu denetim firması raporuna yazacak mı? Yazmasa bile Fikret Orman ve Yönetim Kurulu Üyeleri bu cezayı ve gerekçeli kararını görmedi mi? Hala neden dava açılmadı? Neden Yıldırım Demirören’in 8 senede yaptığı borçların hesabı sorulmamakta?

Sayın Fikret Orman,

Bizi gazetelerin magazin sayfalarındaki görüntüleriniz ilgilendirmez. Bizi Beşiktaş için ne yaptığınız ilgilendirir. Görünen de o ki; hesap sormak gibi bir niyetiniz söz konusu değil. Şunu bilin ki; eğer aklınızda öyle bir düşünce varsa hiç durmayın bırakın gidin. Eğer gitmez ve hesap sormazsanız Yıldırım Demirören’in yaptıklarının hepsinin yanına imzanızı atmış olursunuz ve zamanı geldiğinde Gerçek Beşiktaşlıların oylarıyla seçilmiş bir yönetim Kurulu’nun açtığı davanın sanığı konumunda olursunuz. Çünkü; Hisse sahibi ve kongre üyesi ben ve arkadaşlarım bu işin peşini bırakmayacağız.

Benden, bizden söylemesi.

Saygılarımla
Erinc Korkmaz

Share and Enjoy

  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Email
  • Print
  • Delicious
  • LinkedIn
  • StumbleUpon
  • Add to favorites
  • RSS
  • BlinkList
  • Delicious
  • Digg
  • Friendster
  • Google Plus
  • Email
  • MySpace
  • Technorati
  • YahooBuzz

Yorum Yok

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>