Category: Taraftar

Deplasman Kombinesi- Hemen Şimdi!

Seneler sonra, kulübümüzün de ön ayak olduğu, hemen hemen bütün taraftarları sevindiren gelişmeyle birlikte derbilerde ve bazı yasakları yerlerde deplasman yasakları -şimdilik kaydıyla- resmen kalktı.
Karar alındığı gün, daha uygulamaya dahi geçilmeden hâyâller kurulmaya, zihnen hazırlıklar yapılmaya başlandı.
Maç günleri gelip çattıkça ise hayatın gerçekleri kendini gösterdi. Tribünde kimler olacak, kimlerin olacağını kim nasıl belirleyecek? Birçok şeyin sistematiği ve adalet kaygısı bulunmayan tipik bir doğu ülkesinde olması gereken olacaktı elbet. O anki yönetim kurulundan birilerini tanıyan, tribünde öyle veya böyle kendini kabul ettirmiş olan, yine önemli birilerini tanıyanları tanıyan ve tribünde kendini kabul ettirenleri tanıyanlar, ayrıca oy deposu derneklerin kontenjanına girenler, kulüp çalışanlarının Beşiktaşlı bile olmayan eşleri, çocukları derken tam bir hengame sürecinde listeler gelip gitmeye başladı. İş cinsiyetçiliğe kadar vardı, daha basılmamış biletler üzerinden imtiyazlı görüntüsü veren fırsatçılar dolandırıcılıklarını dahi gerçekleştirdi. Arkadaşın arkadaştan köşe bucak kaçtığı, telefonların açılmadığı, kardeşin kardeşe kinlendiği, bilet düşenin vicdan azabı, düşmeyenin dışlanmışlık ve kıskançlık duygularına kapıldığı kaotik ve sevimsiz bir süreç yaşandı. Yıllarca tecrübe edilmesine, nasıl bir fitneye sebep olduğu %100 bilinmesine rağmen, ayrıcalık kazanmanın ve bunu dağıtmanın verdiği hazzı yenemedik.
Dernekleri bilmeyiz ama tribün adına bugüne kadarkilerin belki de en dirayetli, en geniş kapsamlı, en iyi niyetli kalmaya çalışılan listeleri bireysel gayretlerle oluşturulmaya çalışılsa da en az 50.000 kişilik talebin olduğu bir ortamda %98′lik mutsuzluk ve şikayet oranı yakalamak kaçınılmazdı.
İlerde bu bireysel gayretlerin de olmayacağı göz önüne alınırsa, bu işin içinden çıkmanın çok basit yolu bir sonraki derbi gelmeden hayata geçirilmeli. Kısacası, İngiltere gibi içerde-dışarda her maça çok büyük talep olan bir ligde nasıl çözüldüyse öyle çözülmeli. Üstüne mevcut teknolojinin imkanları da eklenmeli. Bunun adına da Deplasman Kombinesi denmeli! Uygulama basitçe şöyle olabilir, tecrübe edildikçe daha da geliştirilebilir.

1- Sene başında Deplasman Kombinesi ürünü her taraftara açık olmalı. Minimum ödeme bedeli ligdeki 17-20 deplasmanın en az 1/3′üne yetecek kadar, bugünkü fiyatlarla yaklaşık 500-600 TL seviyesinde tutulmalı.
2- Deplasman bileti satışa çıkarıldığı zaman ilk 2 gün sadece bu kombine sahiplerine açık olmalı.
3- Alınan bilet bakiyeden düşülerek ödenmeli. Devretme hakkı olmamalı. Bakiye daha sonra aynı oranda artabilmeli.
4- Uyanık ev sahibi kulüp yönetimlerine karşı, ev sahibi takımın aynı kategorideki tribününden daha yüksek olarak belirlenen deplasman tribünü bilet fiyatı farkını deplasmandaki takımın kulüp kasası karşılamalı. Bu uygulama kulüpleri fakirleştirmeyeceği gibi artıracağı sadakat ve güvenle geri dönüşü kat be kat fazla olacaktır.
5- Bu sayede uçak-otobüs-konaklama planları da bilet garantisi olan, deplasmanı hayat tarzı olarak benimsemiş kişiler için çok daha uygun maliyetlere halledilebilmeli.
6- 2 günden sonraki biletlerin tamamı herkese satışa açık olmalı.

Deplasmandaki öncelik tribün geçmişiyle, cinsiyetle, dernekçilikle, tanıdıkla, yakınlıkla bağlantılı bir konu asla değildir. Enerji, yeterli maddiyat, fedakarlık, planlama, aidiyet, sadakat gibi kavramlarla ilintilidir. Bu hasetlerin tamamını gerektirmektedir.

Başta Beşiktaşlılar olmak üzere tüm Türk futbol ailesinin acilen bu konuya kafa yorması ve birer birer uygulamaya geçmesi dileğiyle. 10 sene sonra geriye bakıp- eskiden ne kadar ilkel yöntemlerle yapılırmış bu işler- diyebilmek umuduyla.

Adamcılık Ölsün Deplasmancılık Yaşasın.

Share and Enjoy

  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Email
  • Print
  • Delicious
  • LinkedIn
  • StumbleUpon
  • Add to favorites
  • RSS
  • BlinkList
  • Delicious
  • Digg
  • Friendster
  • Google Plus
  • Email
  • MySpace
  • Technorati
  • YahooBuzz

Üyeliklerle İlgili Son İhtarımızdır

3 Mart 2016 tarihinde Noter’den Beşiktaş Yönetim Kurulu Başkanlığına çektiğimiz ihtarname metnidir. Aidatı usulsüz olarak yatırılan, usulsüz olarak üye yapılan kişilerin oy kullanması engellenmediği takdirde, 2016 Mayıs ayındaki seçim sonucu her ne olursa olsun, her kim kazanırsa kazansın Genel Kurul üyelerine seçimi iptal ettirme hakkı doğacaktır. Gereğinin yapılacağına inanmak istiyoruz.

İHTARNAME

KEŞİDECİ : …..
(T.C.N : ….)

MUHATAPLAR : BEŞİKTAŞ JİMNASTİK KÜLÜBÜ DERNEĞİ YÖNETİM KURULU BAŞKANLIĞI

ADRES : Süleyman Seba Caddesi, No: 48 BJK Plaza B Blok Giriş Kat Akaretler, Beşiktaş 34357 İstanbul / TÜRKİYE
KONU : Beşiktaş Jimnastik Kulübü Derneğinin, 17 Şubat 2015 tarihli Denetim Kurulu Raporu ile 27 Şubat 2016 tarihli Denetim Kurulu Raporlarında tespit edilen kanun, yönetmelik ve tüzüğün emredici hükümlerine aykırı işlemler sonucu yapılan geçersiz işlemler hakkında gereğinin yapılması; aksi takdirde genel kurul iradesinin sakatlanmasına sebep olunacağından, 2016 yılı içinde yapılacak olan Olağan Seçimli Genel Kurul’un geçersizliği hususunda her türlü dava hakkımızın saklı olduğu ihtarıdır.

Sayın BJK Yönetim Kurulu Başkanlığı,

Bilindiği üzere BJK yasalar ve tüzükle yönetilen kamu yararına çalışan bir dernek statüsündedir. Türk Medeni Kanunu derneklere ilişkin hükümleri, 31.03.2005 tarihli Dernekler Yönetmeliği ve yönetim kurulu görevini üstlenmiş olduğunuz derneğin tüzüğünde yer alan düzenlemeler sonucu yürütülmekte olan Beşiktaş Jimnastik Kulübü Derneğin …. numaralı üyesiyim.
Tarafınızca da malum olduğu üzere, Derneğimizin Denetim Kurulu tarafından oluşturulan 17 Şubat 2015 tarihli Denetim Kurulu Raporunda birtakım usulsüzlükler tespit edilmiştir. 17 Şubat 2015 tarihli BJK Denetim Kurulu raporuna göre üye alımlarında ve aidat ödemelerinde tıpkı 2014 yılında olduğu gibi tüzüğe açıkça aykırılıklar tespit edilmiştir. Söz konusu raporun ‘Düşüncelerimiz’ bölümünde yer alan ifadelerle,
Yapılan incelemeler sonucunda önemli bir tüzük ihlali olduğu tespit edilmiş, tüzüğümüzün 10. Maddesinin e bendine aykırılıklar açık bir şekilde tespit edilmiştir. Ancak tüzüğün emredici hükümlerine rağmen 2013 ve 2014 yıllarında yapılan yeni üye ödemelerinde birçok üyenin e bendine aykırı şekilde öneride bulunduğu ve bu üyelerin arasında Yönetim Kurulu üyeleri ile Sicil Kurulu üyelerinin de bulunduğu tespit edilmiştir. Tüzük maddesinin açık bir şekilde ihlali hukuka ve usule aykırılık oluşturmaktadır. Öte yandan 22-25 Aralık 2014 tarihleri arasında sadece 193 kişi nakit olarak aidatlarını öderken ayın kalan son 4 gününde 5268 kişi nakit olarak toplu aidat ödemesi yapmış gözükmektedir. Yapılan bu ödemelerin yasal olarak mümkün ise de, teknik olarak mümkün olmadığı, yapılan tespit sonucunda bir vezneden bir günde 1075 kişi ödeme yaptığını, bu durumun hayatın olağan akışı içerisinde mümkün olmadığını tespit etmiştir. Denetim kurulu raporunda etik bulunmadığı ifade edilen bu işlem doğrultusunda, Yönetim Kurulu ve Seçme Sicil Kurulunun bu konuda gerekli tedbirleri alması gerekliliği vurgulanmıştır.
Yine Beşiktaş Denetim Kurulu’nun 27.02.2016 Tarihli raporunda birtakım usulsüzlükler tespit edilmeye devam edilmiş ve tüzüğümüzün 17. Maddesi uyarınca “Yıllık aidatların Kulüpten olan cari hesap alacaklarına mahsuben veya başkaları tarafından toplu olarak ödenebilmesi mümkün değildir.” emredici düzenlemeye rağmen bu hükme aykırı işlemler tesis edilmeye devam edilmiştir. Beşiktaş Jimnastik Kulübü Derneğinin seçme, seçilme gibi üyelik haklarından faydalanmak yıllık aidatlarımızın yatırılması sonucu elde edilir. Raporun ilgili kısmında 2015 yılı hazirun listesi 15.500 kişinin üzerinde olduğu tespit edilmiştir. 2014 yılı ile 2015 yılının kıyaslamasında nakit ödenen aidat adetlerinin 7.000 üye civarında olduğu ve bu kişilerin(hepsi olmasa da) bir çoğunun ödemelerinin toplu aidat şeklinde yapılmış olduğu tespit edilmiştir. Seçme ve seçilme hakkını kullanacak olan bütün üyelerin aidatlarını kendileri ödemeleri zorunluluğu karşısında yapılan işlemler dernek tüzüğüne açık bir şekilde aykırılık teşkil etmektedir.

Görülmektedir ki üyesi bulunduğumuz derneğimizin tüzüğüne aykırı işlemler tesis edilmeye devam edilmekte ve bu işlemler sonucunda kulüp üyeliği kendiliğinden sona erip Sicil Kurulunca kaydı silinmesi gerekli kişiler, usulen üyelik alımlarında tüzüğe aykırı işlemler gerçekleştirilen şahıslar, üye kabul dönemi dışında yapılan müracaatlar sonucunda üyeliğe kabul edilen şahısların mevcut olduğu öğrenilmektedir. Bu kişilerin dernek idari ve mali genel kurullarında derneğin gerçek iradesini fesada uğratılmasına sebebiyet verecekleri aşikar olup, bu durumun önüne geçilmesi gerekmektedir. Bu usulsüzlükler karşısında Beşiktaş Jimnastik Kulübü Derneğinin üyelerinin iradeleri fesada uğratılmış, Beşiktaş’a sadece sevgi ile bağı olan, manevi olarak kendisinden fedakârlıklar eden birçok üyenin güven duygusu zedelenmiştir. Buna göre yasaya ve tüzüğe aykırı olarak alınan kararların ve yapılan uygulamaların herhangi bir geçerliliği bulunmamaktadır. Bu sebeplerle;

1- Üye kabul dönemi dışında yapılan müracaatlar ve üyeliğe kabuller ile ilgili üyelerin başvurularını uygun dönemde tekrarlamaları ve tespit edilen bu isimlerin 2016 yılında yapılacak seçimde oy kullanmalarının engellenmesi suretiyle, işbu kararın kendilerine tebliğ ve kamuoyuna ilan edilmesini,
2- 2013, 2014 ve 2015 yılının son haftasında yoğunlaşan toplu aidat ödemelerine konu üyelerin aidatlarının yatırılması hayatın olağan akışı ve etiğe aykırı olduğundan, işbu ödemelerin yatırılmamış sayılması ve adına ödeme yapıldığını düşündüğümüz işbu kişilerin başta seçme ve seçilme olmak üzere üyelik haklarından yararlanmalarının engellenmesi, bunun kendilerine tebliğ ve kamuoyuna ilan edilmesini,
Aksi takdirde, Beşiktaş Jimnastik Kulübü Derneğinin Genel Kurul iradesinin sakatlanması ve 2016 yılı içinde yapılacak Olağan Seçimli Genel Kurul’un geçersiz olma ihtimalinin yaşanmasına sebep olunacağından, genel kurulların usulsüzlüğüne dayalı her türlü iptal ve dava haklarımızın kullanılacağını bildirir, gerekli işlemlerin yapılması ve bu hususta tarafımıza 15 gün içinde yanıt verilmediği takdirde hukuki sürecin başlatılacağını ihtar ederiz.
03.03.2016
KEŞİDECİ
….

Adres….

Share and Enjoy

  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Email
  • Print
  • Delicious
  • LinkedIn
  • StumbleUpon
  • Add to favorites
  • RSS
  • BlinkList
  • Delicious
  • Digg
  • Friendster
  • Google Plus
  • Email
  • MySpace
  • Technorati
  • YahooBuzz

Fulya’da Müdahil Oluyoruz!

15 Aralık 2015′te Çağlayan’da görülecek duruşma öncesi tarafımızı mahkeme ve herkes bilsin. Her kongre üyesi bu talebi yapabilir, kabul edip etmemek Hakimin takdirinde.

Fulya Dilekçe ÇG

Share and Enjoy

  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Email
  • Print
  • Delicious
  • LinkedIn
  • StumbleUpon
  • Add to favorites
  • RSS
  • BlinkList
  • Delicious
  • Digg
  • Friendster
  • Google Plus
  • Email
  • MySpace
  • Technorati
  • YahooBuzz

Biz Bize Beşiktaş’ı Konuşacağız

28 Kasım Cumartesi günü, saat 13.30′da, Bilgi Üniversitesi Santral İstanbul Yerleşkesi (Sütlüce)’de kongre üyeleri ve Üniversiteli Beşiktaşlılarla birlikte Beşiktaş’ın bugününü ve geleceğini konuşacağız. Yönetim Kurulu, Divan Kurulu, Denetleme Kurulu temsilcileriyle birlikte kulübümüzde aktif görev almış isimlerin ve basın mensuplarının katılacağı etkinlik için sınırlı sayıda yer bulunmaktadır. Katılmak isteyen Kartalların bjkpanel@yahoo.com adresine e-posta göndererek isimlerini kaydettirmeleri önemli rica olunur.

Konuşmacılar:
Bülent Topbaş, Fon Yöneticisi, Kongre Üyesi
SMMM Umut Şenol, CFO, Denetim Kurulu Üyesi
Ergin Aslan, Gazeteci, Kongre Üyesi
Çağrı Göksel, Enerji Ticareti Uzmanı, Kongre Üyesi
Av. Eren Güçarslan, Eski UNIBJK Başkanı, Kongre Üyesi

Moderatör: Erdem Ulus, Spor Spikeri, BJK Kongre Üyesi

Share and Enjoy

  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Email
  • Print
  • Delicious
  • LinkedIn
  • StumbleUpon
  • Add to favorites
  • RSS
  • BlinkList
  • Delicious
  • Digg
  • Friendster
  • Google Plus
  • Email
  • MySpace
  • Technorati
  • YahooBuzz

Dernekler Masasına Şikayetimiz

İstanbul İl Dernekler Müdürlüğüne,

Ekte yer alan, 19.01.2015 tarihinde Beşiktaş Jimnastik Kulübü’ne ulaşan dilekçemde de belirttiğim gibi, yürürlükteki Kulüp tüzüğüne açıkça aykırı şekilde 12 Eylül 2014 tarihinde yapmış olduğum Genel Kurul üyelik başvurum, aradan beş ay geçmiş olmasına karşın red veya kabul olmamış, tarafıma başvurumun akıbetiyle ilgili hiçbir yazılı bilgilendirme yapılmamıştır.
Üyelik prosedürüne uygun davranmayan ve taraftarı olduğum Kulübe üyeliğimi sebepsiz yere geciktirerek seçme ve seçilme hakkıma engel olan sorumlu Yönetim Kurulu üyeleri hakkında şikayetçi olduğumu belirtir, üyelik başvurumun bir an önce sonuçlandırılması ve ilgililer hakkında gerekli işlemlerin yapılması için gereğini bilgilerinize arz ederim.
Saygılarımla,

Aziz Şenel.

Ek: 19.01.2015 tarihinde BJK’ya iletilen dilekçe

http://oncebesiktas.com/bekleyen-uyelikler-icin-sikayet-dilekcesi

Share and Enjoy

  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Email
  • Print
  • Delicious
  • LinkedIn
  • StumbleUpon
  • Add to favorites
  • RSS
  • BlinkList
  • Delicious
  • Digg
  • Friendster
  • Google Plus
  • Email
  • MySpace
  • Technorati
  • YahooBuzz

Bekleyen Üyelikler için Şikayet Dilekçesi

30 günden fazla süreyle üyeliği onaylanmamış Beşiktaşlıların örnek olarak kullanması için kulübe gönderilmiş dilekçe örneğini paylaşıyoruz.
Cevap için yazışma adresinizi de belirtmek önemli.

15.01.2015

Beşiktaş Jimnastik Kulübü Genel Sekreterliğine,

30 yılı aşkın bir süredir Beşiktaş taraftarıyım. Sayın başkanımızın da destek vermiş olduğu 100.000 üye çağrısına kulak vererek sevgi ve sadakatle bağlı olduğum kulübümde seçme ve seçilme hakkımı elde etmek üzere Beşiktaş Jimnastik Kulübü tüzüğü uyarınca Genel Kurul üyeliği için bütün evraklarımı tamamlayarak 12 Eylül 2014 tarihinde Süleyman Seba Caddesi, No:48 BJK Plaza, Akaretler’de bulunan kulüp binasında yer alan Sicil Kuruluna bizzat başvurumu yapmış bulunmaktayım.

Yine tüzüğümüz uyarınca en geç 30 gün içinde tarafıma başvuru neticesiyle ilgili cevap verilmesi gereken süreçte aradan yaklaşık 4 aylık bir süre geçmiş olmasına rağmen herhangi bir bilgilendirme yapılmamış olup, üyeliğim henüz onaylanmamıştır.
Bu sebeple en geç bir hafta içinde başvuru sürecimle ilgili olumlu ya da olumsuz bir yanıt talep ediyor ve 15 gün içinde başvurumun onaylanmaması, herhangi bir şekilde daha fazla ertelenmesi, geçerli bir gerekçe göstermeksizin reddedilmesi halinde İçişleri Bakanlığı Dernekler masasına bu dilekçeyle birlikte sorumlu kişileri şikayet hakkımı kullanacağımı bilmenizi istiyorum.

Gereği için bilgilerinize arz ederim.

Aziz Şenel.

Share and Enjoy

  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Email
  • Print
  • Delicious
  • LinkedIn
  • StumbleUpon
  • Add to favorites
  • RSS
  • BlinkList
  • Delicious
  • Digg
  • Friendster
  • Google Plus
  • Email
  • MySpace
  • Technorati
  • YahooBuzz

SABRIMIZ TÜKENDİ HAKKIMIZ BAKİ

Kriz yaratmada üstümüze yok. En taze polemiğimiz, İstanbul’dan zaten kalkıp gitmeyi %90’ımızın düşünmediği mecburi Ankara seyahatiyle oynanacak Sivas maçı için şaşırtıcı şekilde kombinelilerden üste para istenmesi hadisesi. Hafta boyunca kombinelilere yapılabilecek ayrıcalıklar, uygun şartlarla kaldırılacak otobüsler konuşulurken üstüne bunun gelmesi gerçekten amacı sorgulatır nitelikte.
İleri sürülen gerekçe ise gerçekten çok tuhaf. Henüz olmamış, yapımı sürdükçe süren bir stada kombine satılırken ücretsiz olarak sunulan Olimpiyat (halk arasındaki adıyla Zulümpiyat) imkanının sadece bu berbat statta geçerli olduğu savı. Zira herhangi bir sebeple Başakşehir’de, Kadıköy’de, Zeytinburnu’nda takım iç saha maçını, diğer takımlar lütfeder de oynayabilirse, kombinelerin yine geçersiz olacağına dair düz bir teori hakim. Bu da düpedüz taraftarı keriz yerine koymaya eşdeğer.
İyilikmiş gibi, öncelik hakkı tanınmış durumda para vermek isteyen kombineliler için. Halbuki basitçe, Salı gününe kadar maça gitmek isteyen kombineli taraftarımız varsa ücretsiz olarak biletini teslim alabilir, diğer günlerde satışı herkese açarak 13.000 kişilik yeri bloke etmemiş oluruz dense hiç kimsenin bir itirazı olmayacaktı.
Daha kombine alırken vaad edilen, pasoligle paylaşılan 25 TL’lik ücretlerin iadesinden ses seda yokken bu ikinci kazık hiç ama hiç olmadı.
Zaten hediye verdiğimiz Zulümpiyat’a da gelmiyordunuz, hediyeyi de geri aldık demek işi çözmez.
Zulümpiyat’a çıkarılacak kombine kaç tane satardı, 1000 mi, 2000 mi? 3000 diyecek çıkmaz sanırız.
Olmamış stadın promosyonunu geri almaya kalkmak, istediğimde stat, salon değiştirir senden bilet parası talep ederim demek, her branşta ve her kulüpteki taraftar için anlamsız ve bugüne kadar kimsenin aklına gelmemiş bir risk doğurmuştur.
O zaman sorarlar adama, sen neden Olimpiyat’ta oynatamıyorsun? Neden koca yaz çime bakım yaptırmadın? Yoksa gerçekten 30 Ağustos masalına kendin de mi inandın?
Stada atom bombası mı düştü de mücbir sebep kabul edeceğiz?
Kombinemi senin taahhüdünle almışım, ister giderim, ister gitmem. Sen o statta maçın oynanması için her türlü tedbiri önceden alacaksın. Alamadın mı, nerde oynanıyorsa hakkımı baki tutacak, üstelik ulaşım sorunumu da dikkate alacak, bana destek olacaksın.
E-bilet kanunu dayatmasına rağmen maça gelen, para veren, destek olan her taraftarı el üstünde tutmak gerekirken bu yapılanlar reva değildir. Sadece Beşiktaş’ta olur muhtemelen ama sadece Beşiktaşlıların sorunu da değildir. Bu tip şark kurnazlıklarına karşı bütün taraftarlara örnek olması açısından, Ankara’ya maça gitmek isteyen, bilete para vermek zorunda kalacak her Beşiktaşlı kendi bölgesindeki Tüketici Hakem heyetine başvurmalı ve Kartallarla kerizleri ayırmalıdır.
Hem vaad edilen ama üstüne yatılan 25 TL’lik pasolig parası için hem de bilete para verme garabeti için ayrı ayrı başvurmak üzere şu bağlantıya bakılabilir. http://www.tuketici.gov.tr/index.snet?wapp=nasilbasvurulur_tr
Bunda ne günah vardır, ne kulübüne dava açma ayıbıdır. Ayıp, taraftarı kulübünden uzaklaştırmaya ve Beşiktaş’ı tüketmeye çalışanlara, hak bize aittir.

Share and Enjoy

  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Email
  • Print
  • Delicious
  • LinkedIn
  • StumbleUpon
  • Add to favorites
  • RSS
  • BlinkList
  • Delicious
  • Digg
  • Friendster
  • Google Plus
  • Email
  • MySpace
  • Technorati
  • YahooBuzz

Veda Busesi II

 

Veda Busesi II

Yıllardır aynı Beşiktaş kavgasının içinde, yaşanmışlıkları ve idealleri ortak, çoğunlukla Kapalı Tribünde nefes alan, birbirini futbol ve amatör branşlardan, tribünden, deplasmandan, onlarca organizasyondan tanıyan, elini taşın altından hiç çekmeyen, Beşiktaş’ı bir alışkanlık veya hobi olarak görmeyip hayat felsefesi ve yaşama amacı haline getirebilen, ne bir semt oluşumu, ne ortak bir meslek gurubu ne de herhangi bir derneğin mensubu olan, sadece Beşiktaş’a dair olan ve hiç bir zaman fikirleri ve söyleyecekleri bitmeyecek olan bir topluluğuz.

İnternetin medyadaki payının artmaya başladığı ve taraftarın sesinin bağımsız dergisinden sonra site ve forumlardaki yazı ve yorumlarından duyurulduğu 2000’lerin başlarından beri her zaman Beşiktaş’ın gündemini başkalarının belirlemesine izin vermemeye çalışan, taraftarın nabzını tutarken cevabını gerekli yerlere ulaştıran, tavrı, yaratıcılığı ve hazır cevaplığıyla takdir kazanan işlerin altına imza attık hep. Ancak gün oldu, camiayı ilgilendiren konulara dair itirazların farklılığı yeni bir platform ihtiyacı doğurdu. Popülerlik, öne çıkma, kulüple ilgili hırs ve ihtiraslar değil, doğru bildiklerini haykırma, az ve öz olma, hayat kavgasının içinde çok fazla şeyden Önce Beşiktaş diyebilmek oldu hep düsturumuz.

Geriye dönülüp bakıldığında geciktirilmiş hayaller, uzatılan okullar, fikstüre göre ayarlanmış hayatlar ve hep kendinden vermenin getirdiği mutluluk ve huzur kaldı. İleriye dönük bilincimiz, güvenimiz ve sorumluluklarımız da bütün bu geçmişle birlikte arttı. Beşiktaş’ın geleceğini ilgilendiren her yerde bulunmaya devam edeceğiz. Ta ki zamanı gelip bizden daha enerjik olan ve daha iyi yapacaklara görevimizi devredene dek.

Hayat Beşiktaş, Önce Beşiktaş.

 

diyerek çıktık yola, 2 elin 10 parmağını geçmeyecek kadar insanla başlayıp şimdi yaklaşık 80 kişi imece usülü kongre üyesi olduk ama bu yolda en çok yardımını görmemiz gereken yaşça büyüklerimizden hep kötülük gördük. Biz saf Beşiktaş Sevgimizle hareket ederken onlar kendi güç gösterilerini yapabilmek adına kullanmaya çalıştılar bizi, Önce Beşiktaş’ı. O kadar ileri gittiler ki dostu dosta kırdırmaya başladılar. Başardılar da.

Yola birlikte çıktığımız insanları yarı yolda bırakmak yok bizim Beşiktaşlılığımızda. Hele hele çevresinde toplanabilecek kadar güvenilen sevilen insanların küfür ettiği algısını insanların belleklerine yerleştirmeye çalışıldığı bir ortamda biz artık yokuz demek istiyoruz bu aşağıda ismi yazılanlar. Bu bizlerin 2. Veda Busesi bir nevi. Forza’dan ayrılırken doğrularımız neyse, bugün de doğrularımız aynıdır. Biz fazlasıyla anladık ki  Beşiktaş’ın en büyük sorunu Kongreci Beşiktaşlılardır. Biz bundan sonra hayatımıza Münferit Beşiktaşlılar olarak devam edeceğiz.

“Beşiktaş için iyi bir şeyler yapmak istiyorsan, kimsenin adamı olma” demiş ya Sayın Süleyman Seba, aynen öyle işte… Bu oluşuma verdiğimiz tüm emekler helal-i hoş olsun…

Mert Subaşı
Erinç Korkmaz
Genco Özcan
Musa Kaba
Onur Potur
İbrahim Demir (Dikilitaş)
Sezgin Gülnar
Ahmet Özdemir
Cigdem Deniz
Aziz Şenel

Share and Enjoy

  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Email
  • Print
  • Delicious
  • LinkedIn
  • StumbleUpon
  • Add to favorites
  • RSS
  • BlinkList
  • Delicious
  • Digg
  • Friendster
  • Google Plus
  • Email
  • MySpace
  • Technorati
  • YahooBuzz

Derbide neden tedbir yerine teşvik vardı?

derbiYine çok isteyip de futbol konuşamadığımız bir derbi geride kaldı. Kıracağımız olimpiyat rekoru dışında sıradan bir maç günü sanıyorduk oysa ki biz o günü, milyonlarca futbol seyircisi olarak. Kapı kırmanın, içeri atlamanın bu kadar kolay olacağını bilse 80.000 kişi kombine ve bilet almaya gerek duyar mıydı, orası meçhul.

İşin özü, ne saha dışında doğru dürüst bir arama, ne de saha içinde bir polis kordonu, herhangi bir güvenlik tedbiri görmedik o gün. Zaten komplo teorileriyle yaşayan bir milletiz, Fıratın müthiş şovuna tanık olduktan sonra sahaya girmenin de en az tribüne girmek kadar kolay olduğuna şahit olunca insan huylanmadan edemiyor.

Kabulümüzdür, maçın son dakikalarına acayip iki golle mağlup girmenin yarattığı hayal kırıklığı ve rakibin alışılageldik çamurlukları hepimizi çıldırtıp ‘Ya Allah Bismillah’ sesleriyle sahaya inenlere köstek yerine destek olmamızı getirdi. Lakin her şey bitip de kabustan uyandığımızda kulüpçe cezaları yine kucakta, Beşiktaşlıları gözaltında, hatta olaylarla ilgisi dahi olmayan hem Beşiktaşlı hem diğer takımlı tribüncüleri ters kelepçe görünce ‘Nasıl bir tezgahtır bu?’ sorusu aklımıza gelebildi.

Taraftar yine festival yapayım diye geldiği yerde canavarlaştırıldıktan hemen sonra örgüt davası adı altında, daha önce herhangi bir maçta herhangi bir sebeple ceza almış ellerinin altındaki insanları, nedense şafak operasyonu yaparak itibarsızlaştırmaya, günah keçisi ilan etmeye çalışanlar hem kendi başarısızlıklarını örtmek hem de Türkiye’nin gerçek gündemini saptırmak amacında olmasınlar? Bu arada sağolsun ezeli belalımız Vatan gazetesi başta, tetikçiler de hedef gösterme yarışına girişmiş durumda.

Takım bunları atlatır, 4 maçı seyircili veya seyircisiz en az hasarla geçer, çalkantılı ve iyice kırılgan hale gelen rakiplere karşı birkaç adım öne geçeriz kısa sürede, sorun değil. Ancak sabaha karşı ailesinin, çoluğunun çocuğunun yanından alınan bütün taraftarlar nasıl atlatır bütün bu suçlamaları, adalet arayışı nasıl sonuçlanır, kestirmek güç.

Herkes bilsin ki bu tutum içimize sinmemiştir,

Başta Alen Markaryan olmak üzere bütün suçlananlara acil adalet diliyor ve bunu hemen şimdi istiyoruz!

Her şeyden ÖNCE BEŞİKTAŞ diyenlere ve tüm futbolseverlere saygılarımızla.

Çağrı Göksel.

Share and Enjoy

  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Email
  • Print
  • Delicious
  • LinkedIn
  • StumbleUpon
  • Add to favorites
  • RSS
  • BlinkList
  • Delicious
  • Digg
  • Friendster
  • Google Plus
  • Email
  • MySpace
  • Technorati
  • YahooBuzz

Kamuoyuna Duyurulur.

Spor Kamuoyuna Duyurulur

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

9 Aralık 2012′de Ahmet Cömert’te yaşananların ilk dakikasından itibaren sarı kırmızılı camiaca yapılan dayanaksız propaganda üzerine lüzum görülen açıklamamızdır.

İlk olarak hiçbir şekilde engelli bir sporcuya karşı herhangi bir müdahale ne söz konusudur ne de herhangi bir sporcu bunu iddia etmektedir. Buna karşın, görüntülere, olayları yaşayanların ifadelerine başvurulmadan şark kurnazlığıyla atılan iftiralar çoktan boşa düşmüş olması gerekirken göz altında tutulan Beşiktaşlılara maalesef bu kalleş suçlama yöneltilmektedir.


Kameralara da yansıyan görüntülerde görüldüğü gibi olayları karşılıklı küfürleşmenin ötesine götürerek koridorda eline geçen eşyalara zarar veren tarafın kim olduğu fazlasıyla açıktır. Sporculara ait sandalyelerin de Beşiktaş tribünü tarafında yer almadığı görevliler ve emniyet yetkililerince bilinmektedir.


Önceki senelerde yaşanan, engelli bir Beşiktaş taraftarının darp edilmesi olayının ardından nispeten oldukça kalabalık bir grupla salonda yerini alan siyah beyaz renklere gönül verenlere çamur atmakla kimsenin ayıbının örtülemeyeceğinin, Türkiye’de tekerlekli sandalye basketbolunun başlamasının öncülerinden olan Beşiktaş taraftarının hakkını yedirmeyeceğimizin bilinmesini isteriz.


Derbilerin yasak olmadığı son spor dalında yaşananlardan dolayı taraftarların en çok kendine zarar verdiğini üzüntüyle belirtirken yaşananların günahının sadece bir topluluğa yıkılmaya çalışılmasını kınadığımızı kamuoyunun bilgilerine sunarız.

Saygılarımızla.

Önce Beşiktaş.

Share and Enjoy

  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Email
  • Print
  • Delicious
  • LinkedIn
  • StumbleUpon
  • Add to favorites
  • RSS
  • BlinkList
  • Delicious
  • Digg
  • Friendster
  • Google Plus
  • Email
  • MySpace
  • Technorati
  • YahooBuzz

Başımız Sağolsun

Karabük deplasmanına giderken yolda kalp krizi geçirip hastaneye kaldırılan arkadaşımız Emre Kuş vefat etmiştir.

Toprağı bol mekanı cennet olsun.Sevenlerine Allah sabır versin.

 

Başımız sağolsun.

Share and Enjoy

  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Email
  • Print
  • Delicious
  • LinkedIn
  • StumbleUpon
  • Add to favorites
  • RSS
  • BlinkList
  • Delicious
  • Digg
  • Friendster
  • Google Plus
  • Email
  • MySpace
  • Technorati
  • YahooBuzz

Beşiktaş Camiası ve FEDA

Seçim öncesi bu durumlara düşeceğimiz az çok belli olmuştu. Serdal Adalı’nın, adaylık için nabız yokladığı günlerde Beşiktaş’ın ileri gelenlerinden(!) aldığı cevaplar bugünlere geleceğimizi belli etmişti. Ne olursa olsun birkaç aday canı gönülden bu yükün altına elini sokmak için uğraş veriyordu. Yalçın Karadeniz’in adaylığını açıklayıp, “Süleyman Seba’nın kendisini desteklediği ve ortaya çıkması gerektiğini söylediği” yalanına kadar insanlar bir şeyler için uğraş veriyordu. Bu adaylık ve yalan sonrası, nabız yoklayan ve çalışmalar yürüten Murat Aksu ve Serdal Adalı adaylıktan vazgeçtiklerini açıkladılar. Bir gün önce yokum diyen ve yurt dışında bulunan Fikret Orman, anında başkan adayı olmuş ve YK listesini kulübe sunmuştu.

Fikret Orman’ın adaylık başvurusu camiaya bir heves katmadı. Bir coşku yaratmadı, çünkü kendisinin Serdar Bilgili, Yıldırım Demirören ve İsmail Ünal’dan bir farkı olmadığını düşünüyordu herkes. Fikret Orman’ın YK listesini, resmen seçim günü öğrenme fırsatı buldu koca camia. Listede bulunan Levent Erdoğan, Seyit Ateş gibi isimler camianın dudak bükmesine sebep olurken Berk Hacıgüzeller, Berkan Gocay ve Mesut Urgancılar’ın YK listesinde olması “acaba?” demesine sebep oluyordu herkesin. Üstüne Fikret Orman’ın “8 senenin denetimi yapılacak ve hesabı sorulacak” demesi heyecanlandırmıştı herkesi.

Ama…

Beşiktaş taraftarının ve camiasının kanayan yaraları; Levent Çifter, Gökhan Sarı ve Tuğrul Yenidoğan göreve getiriliyor veya da terfi ettiriliyordu. YK, Beşiktaş’ın kanayan yaralarına VEFA gösteriyordu. Bu, bozuk olan morallerin daha da bozulmasına sebep oldu.

Herkes maddi durumun çok kötü olduğunun bilincindeydi. Hatta adaylık süresince herkes bu durumdan dert yanıyordu. Taraftar da bunun fazlasıyla farkındaydı. Beşiktaş Milangaz’ın finale yürüyen yolunda yeni yönetim, taraftarla birlikte başarıya ulaşırken bir kenetlenme söz konusu idi. Derken bir anda FEDA çıktı ortaya. Çok güzel düşünülmüş bir organizasyondu. Fakat aceleye getirilerek, insanlara sadece bir tshirt imajı verilerek bir kampanya atıldı ortaya. Aslına bakarsanız başarılı da oldu. Binlerce kişi FEDA diyor başka bir şey demiyordu. Özellikle taraftar için uzun süredir gereksinim olan kenetlenme söz konusu idi. Fakat bu kenetlenme sadece taraftar aşamasında kaldı. Kendi halinde bir taraftarın 20-30 adet tshirt aldığı yerde, 2-3 kişinin bir araya gelip 50 adet tshirt aldığı yerde, 137 tane derneğe baskı yapılıp 1000’er tane satın alması sağlanmadı. Çünkü yine yeniden o derneklerin oy hesaplarına ihtiyaç vardı. Zavallım taraftar yüklendi durdu. Şapkası çıktı alındı, atkısı çıktı alındı.

Ama insanlar bir noktada “ne oluyoruz?” demeye başladı. Olumsuzluklar göze batmaya başladı.

Peki insanların gözüne ne battı? İnsanlar ne gördü?

İnsanlar;

1) Basketbol takımının tarihi başarısının değerlendirilmediğini, beceriksizliği gördü.

2) Tam camia bütünleşiyor derken Kombine fiyatlarını gördü. Bütünleşmeye engel olundu. Resmen Kapalı ile bir hesaplaşma havası seziliyor ki çok yanlış bir sezinlemedir umarım (Fiyatlar geçen sene de dediğim gibi normaldi. Bu sene için de normal olabilir ama takımın durumu düşünüldüğünde takımın hali ortada iken çok abes fiyatlardır şahsımca). Daha fazla kombine satılacak, daha fazla insanla bütünleşilecek ve daha fazla insan Kartal Yuvalarına çekilecekti ama olmadı, FEDA denilmedi.

3) UEFA’dan gelen ceza ve “hesaplarda sahtecilik yapıldı” söylemiyle birlikte, YD’den hesap sorulmamasını gördü. Asıl FEDA o şekilde olacaktı. Başında bulunduğu Federasyon’un bize yapabilecekleri düşünülse bile FEDA denilecekti, Kongre’de insanların içinde söylediği “hibe ediyorum” lafı alenen ortada iken beyefendi’ye senet yazan Ertunç Soğancıoğlu, Engin Baltacı direk FEDA denilerek üyelikten ihraç edileceklerdi, edilmedi. FEDA olmadı. Bir denetlemedir ki aylardır bitmedi, yönetim bir türlü FEDA demedi.

4) Tecrübesiz yöneticilerin mikrofon peşinde koşup belirli belirsiz sitelere demeç vermesini ve kulübü küçük düşürmelerini gördü.

5) Küçülmeye gidiyoruz nidalarıyla beceriksizce yapılan transferleri, takım kurulumunu gördü. Futbol Şubesi sorumluları hoca arayışında iken, yöneticilerin kendilerince beceriksizce imzalayıp, kendi ceplerinden ödedikleri tazminatları gördü. Terinin son damlasına kadar savaşan futbolculara yol verilip, kılını kıpırdatmayan futbolcuların takımda kalmasını gördü. Bu futbolcuların gönderilmeye çalışılırken, kendi futbolcusuna neredeyse küfür eden, futbolcunun değerini düşüren yöneticileri gördü.

6) Mehmet Topuz transferi sırasında, aklınca Beşiktaş’a laf sokan Kayserispor Başkanı ve Menajerinin ayağına gidilip hazırlık maçı yapılmasını gördü.

7) Amatör Branşlardan bazılarının dondurulmasını gördü.

Insanlar bu olumsuzlukları gördükçe tüm yükü omuzlarında hissetti. Galatasaray yönetiminin geçen sene yaptığı (yanlış bilmiyorsam) sermaye artırımı şeklinde borsada bir hareket yaparak nefes alınması gibi bir hareket de olmayınca; insanlar “bizim FEDA dememizle bu iş ne kadar olacak, madem biz yapacağız her şeyi bu YK ne işe yarar” demeye başladı ki haksız da değiller. Bugünkü isteksizlik ve bitmek bilmeyen eleştirilerin tamamı da bundan dolayı olmakta.

Neredeyse 6 ay oldu. Bağımsız denetim firması, Beşiktaş’ın hesaplarının altını üstüne getirdi. UEFA’nın bile gördüğü hesaplardaki sahteciliği acaba bu denetim firması raporuna yazacak mı? Yazmasa bile Fikret Orman ve Yönetim Kurulu Üyeleri bu cezayı ve gerekçeli kararını görmedi mi? Hala neden dava açılmadı? Neden Yıldırım Demirören’in 8 senede yaptığı borçların hesabı sorulmamakta?

Sayın Fikret Orman,

Bizi gazetelerin magazin sayfalarındaki görüntüleriniz ilgilendirmez. Bizi Beşiktaş için ne yaptığınız ilgilendirir. Görünen de o ki; hesap sormak gibi bir niyetiniz söz konusu değil. Şunu bilin ki; eğer aklınızda öyle bir düşünce varsa hiç durmayın bırakın gidin. Eğer gitmez ve hesap sormazsanız Yıldırım Demirören’in yaptıklarının hepsinin yanına imzanızı atmış olursunuz ve zamanı geldiğinde Gerçek Beşiktaşlıların oylarıyla seçilmiş bir yönetim Kurulu’nun açtığı davanın sanığı konumunda olursunuz. Çünkü; Hisse sahibi ve kongre üyesi ben ve arkadaşlarım bu işin peşini bırakmayacağız.

Benden, bizden söylemesi.

Saygılarımla
Erinc Korkmaz

Share and Enjoy

  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Email
  • Print
  • Delicious
  • LinkedIn
  • StumbleUpon
  • Add to favorites
  • RSS
  • BlinkList
  • Delicious
  • Digg
  • Friendster
  • Google Plus
  • Email
  • MySpace
  • Technorati
  • YahooBuzz