Category: Yönetim

Fon Peşkeşi Devam Ediyor

9 Ağustos 2011′de gönderdiğimiz yazıyı son Almeida transferi sonucu revize edip tekrar Denetleme Kurulu Başkanlığına elden teslim ediyoruz

BEŞİKTAŞ JİMNASTİK KULÜBÜ DENETLEME KURULU BAŞKANLIĞINA,

Konu: Necip Uysal, Muhammed Demirci ve Atınç Nukan’ın yarı haklarının Yatırım Şirketi (Fon)’a devri ve Hugo Almeida transferinde oluşabilecek muhtemel zarar senaryosu

Bildiğiniz gibi, gerek yargı gerek TFF inceleme sürecinde üstüne atılan suçlardan bir an önce kurtulmaya, yeniden spora, kendi iç işlerine, stat projesi ve içinde bulunduğu mali darboğazdan çıkma çalışmalarına geri dönmeyi arzu eden camiamız diğer yandan başka gündemlerle meşgul olmaktadır. Bunlardan taraftarı en çok sarsanı şüphesiz kendi evladı gibi baktığı, sayelerinde yeniden bir ekol yaratılmasının hayal edildiği, futbolcu ithalatına dayalı sistemden, öz kaynaktan beslenen ve hem kısa hem de uzun vadede başarıyı getirecek sisteme geçişin adımları olarak gördüğü genç futbolcularından üçünün sürekli alış veriş halinde bulunulan bir fon şirketine yarı haklarının devredilmek üzere olduğu haberleri olmuştur.
Yine basına yansıdığı (başta BJK Yönetim Kurulu Başkanı’nın sahibi olduğu gazetede) ve yalanlanmadığı şekliyle bu anlaşmadan kulübe belli bir meblağın peşinen ödeneceği, ancak diğer fon yöntemiyle yapılan transferlerde görüldüğü gibi oyuncular belli bir süre dahilinde transfer olamazsa bu meblağın banka faizinden yüksek bir faizle yatırımı yapan fon şirketine geri ödeneceği bilinmektedir. Burada sorulması gereken soruları, Beşiktaş’ın sigortası olarak gördüğümüz kurulunuzun sormasını bekliyoruz.
Her ne kadar A.Ş. ve Derneğin Genel Kurulları ayrı yapılıyor olsa da ve BJK Futbol Yatırımları Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin denetimi bağımsız denetim kurumlarınca yapılıyor ve futbol gelir ve giderleri A.Ş. bünyesinde bulunuyor olsa da, BJK Derneğinin denetim kurulundaki iki üyenin aynı zamanda A.Ş.’nin de denetiminde görev almasından ve %62,5 oranında (Kulüp nakde sıkıştıkça maalesef sürekli düşen oranlarda) BJK Derneğinin A.Ş.’de pay sahibi olmasından dolayı şirketin zararına olabilecek faaliyetlerden dolaylı olarak sorumlu olduğunuzu hatırlatmak isteriz. Del Bosque davasında göz göre göre yaşatılan zararın tekrarlanmaması kulübümüzün geleceği için çok fazla önem arz etmektedir. Bu çerçevede;
1- Dünyada kendi alt yapısından yetişen oyuncularının bu tip bir sistemle, banka faizinden yüksek bir kredi karşılığı %50 haklarını devreden bir büyük kulüp örneği mevcut mudur? (Güney Amerika’daki paravan kulüpler hariç)
2- Aynı şirketin daha önceki benzer yatırımlarında bu oranların (Örneğin Porto’da) %5-15 seviyesinde kaldığı görülmekteyken BJK Yönetim Kurulu neden bu zorlu süreçte yangından mal kaçırır gibi kendi yetiştirdiği evlatlarının üzerinden çok büyük bir payı sıfır riskiyle bir şirkete devretmektedir?
3- Bu üç fidanın artık hayallerini Beşiktaş formasıyla şampiyonluklar yaşamak, kaptanlık yapmak yerine bir an önce kendini Avrupa’ya pazarlamak süslemeyecek midir? Bu zihniyetteki oyunculardan ne gibi bir verim alınabileceği düşünülmüş müdür?
4- Beşiktaş’ı bugün 108. yılını kutlayan bir camia haline getiren, Beşiktaşlılık kültürüyle kendi oyuncusunu yetiştiren, bu kültür üzerinden dürüst oyun, şerefi ve hakkıyla kazanmak, yenildiğinde bile mağrur olabilmek gibi mesajları gerek taraftarına gerek topluma veren misyonu, yetenekli oyuncu yetiştirip ilk iyi teklifte aracılara çok yüksek komisyonlar ödeyerek evlatlarını pazarlamaya doğru bir evrilmeye mi maruz kalmıştır?
5- Müthiş bir pazarlama becerisiyle evlatlarımızı ederinden %100’den fazla bir paraya transfer edemedikçe maddi anlamda da hiçbir şey kazandırmayacak bu anlamsız ve hepimizi ciddi şekilde yaralayan ticaretin her anlamda sorgulanması ve açıkçası engellenmesi bugün Beşiktaş’ın kişilere bağlı değil kurumsal ve denetlenebilir bir kulüp olduğunu yeniden hatırlatacaktır.
6- Yine SPK’dan önce gizlenen, daha sonra basına yansıyan anlaşmanın gizlenmesinin ceza olarak kulübe döndüğü Portekizli futbolcu Hugo Almeida transferinde, oyuncunun satışı tercihine gidilmediği takdirde haklarının yaklaşık %30’luk bir faizle BJK Futbol Yatırımları Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye geçeceği yalanlanmamışken, şu an Basın Sözcümüz Sn. Mete Düren’in de deklare ettiği şekilde yürütülen pazarlıklar ne anlama gelmektedir? Hali hazırda kulübünde kaldığı takdirde 2.6 milyon Euro’ya devralınabilecek oyuncu için söz konusu Yatırım Şirketine 4-8 milyon Euro arası bir bedel teklif edildiği yazılmaktadır ve bunun mantığı hiçbir şekilde izah edilememektedir. Bu tip bir anlaşma yapılırsa yine Borsaya kote bir şirketin açıkça zarara uğratıldığını söylemek ne kadar yanlış olabilir?
gibi hususlarda kulüp içi denetim mekanizmalarının çalıştırılması için aşağıda adı ve imzası olan kongre üyeleri olarak gereğini arz ederiz. Aksi takdirde aynı zamanda BJKAS hisse senedi sahipleri olarak SPK nezdinde başvuru hakkımızın saklı olduğunu bilmenizi isteriz.

Saygılarımızla,
Her şeyden Önce Beşiktaş diyen kongre üyeleri

Share and Enjoy

  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Email
  • Print
  • Delicious
  • LinkedIn
  • StumbleUpon
  • Add to favorites
  • RSS
  • BlinkList
  • Delicious
  • Digg
  • Friendster
  • Google Plus
  • Email
  • MySpace
  • Technorati
  • YahooBuzz

Çok Beklersiniz !

 

Sponsorlara binlerce bilet dağıtırsınız ,
Karaborsaya davetiye çıkarıp
Beşiktaşlı bile olmayanları tribünlere doldurtursunuz .
Kombine almak isteyenden her sene daha fazla fedakarlık istersiniz.

ÇOK BEKLERSİNİZ !

Share and Enjoy

  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Email
  • Print
  • Delicious
  • LinkedIn
  • StumbleUpon
  • Add to favorites
  • RSS
  • BlinkList
  • Delicious
  • Digg
  • Friendster
  • Google Plus
  • Email
  • MySpace
  • Technorati
  • YahooBuzz

Kutu Kutu Pense

Ne yazık ki düşüncesiz bir zam hamlesiyle yaratılan Kapalı profili.

Bir koltukta iki kişi yerine 2 koltukta 1 kişinin durduğu,

Yaş ortalaması son derece düşük, hayatında ilk defa veya

yılda 1-2 defa maça gelenlerin, sponsor biletiyle bedava girenlerin ağırlıkta olduğu,

İki Direk Arası…

Bu tribün bağırmaz, takım kötü giderken kendisi zaten endişeli gözlerle sahaya bakarken takımı ayağa kaldıramaz. Biz yine semtteyiz maç günleri,kafelerde, birahanelerde yan yanayız. Deplasmanlarda tribündeyiz.

Dışarıda asla sahipsiz kalmaz Beşiktaş, ama ya kendi stadında?

Geçmiş olsun cümleten.

(Lafımız herkese değil, kendini tutamayıp alan tribüncüler de elbet vardır ama çok çok azınlıktadır)

Share and Enjoy

  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Email
  • Print
  • Delicious
  • LinkedIn
  • StumbleUpon
  • Add to favorites
  • RSS
  • BlinkList
  • Delicious
  • Digg
  • Friendster
  • Google Plus
  • Email
  • MySpace
  • Technorati
  • YahooBuzz

Kombineye Pankartlı Tepki

Alania maçı öncesi kapalı tribün önünde pankartımızı açtık.
Kombine zamlarına isyan edip dışarda kalanların sesi olmaya çalıştık.Stat içinde ve dışında da bu görüşümüz zaman zaman tezahüratlarla destek buldu.

Share and Enjoy

  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Email
  • Print
  • Delicious
  • LinkedIn
  • StumbleUpon
  • Add to favorites
  • RSS
  • BlinkList
  • Delicious
  • Digg
  • Friendster
  • Google Plus
  • Email
  • MySpace
  • Technorati
  • YahooBuzz

E.Soğancıoğlu’na Tekzip Yazısı

Sayın Ertunç Soğancıoğlu,

18.08.2011 tarihli Beşiktaş-Alania UEFA Kupası Play-Off 1.maçı öncesi Yayıncı Kuruluşa vermiş olduğunuz talihsiz röportajı hayretler içerisinde izledik.

Kombine fiyatlarıyla ilgili artışları sadece toplumda bilinen adıyla ‘şike operasyonu’na bağlamak Beşiktaş’ın 108 yılık tarihinden tutun da taraftar yapısını, şu an içinde bulunduğu konumdan tutun da ülkenin genel mali yapısını bilmemekten başka birşey değildir.

Size soruyoruz; son 17 senede sadece 3 şampiyonluk gören bu taraftar sizi hangi platformda yalnız bırakmıştır? İç sahada mı deplasmanda mı, Avrupa’da mı? Peki 2006 senesinde 700 TL iken bugün 2000 TL’ye ulaşan kapalı üst ve o zaman 500 tl iken bugün 1800 TL’ye ulaşan fiyatlar hakkında sadece ‘şike soruşturmasından dolayı’ demek ne kadar gerçekçidir?

2005-2006 sezonunda şampiyon mu olunmuş ya da şampiyonlar ligine mi gidilmiştir de 2006-2007 sezonunda 21 bin kombine satılmıştır.

Sayın Soğancıoğlu, Beşiktaş taraftarı diğerleri gibi takımını haftasonu sadece 90dk lık eğlenceden ibaret gören bir kitle asla değildir, ne kadar bu kitleyi yaratmaya çalışsanız da asla olmayacaktır. Fikstüre endekslenmiş iş, aile hatta okul hayatlarının temel notudur, giriş kelimesidir Beşiktaş.

Sizler bu talep azlığını 5 yılda yapılan % 200 zamma bağlamak yerine genel politikanızla işin kolayına kaçarak bir de loca sahibi Beşiktaş taraftarını işin içine katıyorsunuz.

Loca satışları düşmemiş, aynı seyrinde gidiyormuş inanın bundan çok memnun olduk. Fakat dün gece maç saatinin uygun, havanın güzel, senenin ilk maçı olmasının özel vurgusu nazarında tribünlerin boşluğu ve takımımız 2 farkı yakalayana dek olan suskunluğu ve sahaya olan etksizliği de içimizi aynı oranda burkmuştur. Maçlar biraz daha sıkışık bir sürece girip, yukarıda yazılı şartlar tersine döndüğünde bulacağınız bahaneleri ise merakla bekliyoruz.

Bu talep azlığının tek nedeni, hiçbir açıklaması olmayan fiyat artış politikanızdır.

Bu fiyatların ülke gerçekleri ve Beşiktaş taraftarının geleneksel yapısı nazarında gözden geçirip gerekli fiyat indirimlerinin yapılması için, sizin deyiminizle son 15 günkü dayanaksız iyimserlikteki talep artışını değil bu konunun ilgililerinin toplanıp karar almasını sağlamanız tüm camia için daha hayırlı olacaktır.

Herkesten, Herşeyden, Kendimden Bile Önce Beşiktaş Diyen Kongre Üyeleri

Share and Enjoy

  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Email
  • Print
  • Delicious
  • LinkedIn
  • StumbleUpon
  • Add to favorites
  • RSS
  • BlinkList
  • Delicious
  • Digg
  • Friendster
  • Google Plus
  • Email
  • MySpace
  • Technorati
  • YahooBuzz

Divan ve Denetleme Kurulu Üyelerine mektup

Beşiktaş Jimnastik Kulübü’nün Değerli Divan ve Denetleme Kurulu Üyelerine hitaben yazmış olduğumuz aşağıdaki mektup Önce Beşiktaş bünyesindeki 26 kongre üyesinin imzasıyla Divan ve Denetleme Kurulu başkanlarına doğrudan iletildi.

Bildiğiniz gibi, gerek yargı gerek TFF inceleme sürecinde üstüne atılan suçlardan bir an önce
kurtulmaya, yeniden spora, kendi iç işlerine, stat projesi ve içinde bulunduğu mali
darboğazdan çıkma çalışmalarına geri dönmeyi arzu eden camiamız diğer yandan başka
gündemlerle meşgul olmaktadır. Bunlardan taraftarı en çok sarsanı şüphesiz kendi evladı gibi
baktığı, sayelerinde yeniden bir ekol yaratılmasının hayal edildiği, futbolcu ithalatına dayalı
sistemden, öz kaynaktan beslenen ve hem kısa hem de uzun vadede başarıyı getirecek sisteme geçişin adımları olarak gördüğü genç futbolcularından üçünün sürekli alış veriş halinde bulunulan bir fon şirketine yarı haklarının devredilmek üzere olduğu haberleri olmuştur.
Yine basına yansıdığı (başta BJK Yönetim Kurulu Başkanı’nın sahibi olduğu gazetede) ve yalanlanmadığı şekliyle bu anlaşmadan kulübe belli bir meblağın peşinen ödeneceği, ancak diğer fon yöntemiyle yapılan transferlerde görüldüğü gibi oyuncular belli bir süre dahilinde transfer olamazsa bu meblağın banka faizinden yüksek bir faizle yatırımı yapan fon şirketine geri ödeneceği bilinmektedir. Burada sorulması gereken soruları, tüzükte belirlenen yetki ve görevleriniz dahilinde olmak üzere Beşiktaş’ın sigortası olarak gördüğümüz kurulunuzun sormasını bekliyoruz.
1- Dünyada kendi alt yapısından yetişen oyuncularının bu tip bir sistemle, banka faizinden yüksek bir kredi karşılığı %50 haklarını devreden bir büyük kulüp örneği mevcut mudur? (Güney Amerika’daki paravan kulüpler hariç)
2- Aynı şirketin daha önceki benzer yatırımlarında bu oranların (Örneğin Porto’da) %5-15 seviyesinde kaldığı görülmekteyken BJK Yönetim Kurulu neden bu zorlu süreçte yangından mal kaçırır gibi kendi yetiştirdiği evlatlarının üzerinden çok büyük bir payı sıfır riskiyle bir şirkete devretmektedir?
3- Bu üç fidanın artık hayallerini Beşiktaş formasıyla şampiyonluklar yaşamak, kaptanlık yapmak yerine bir an önce kendini Avrupa’ya pazarlamak süslemeyecek midir? Bu zihniyetteki oyunculardan ne gibi bir verim alınabileceği düşünülmüş müdür?
4- Beşiktaş’ı bugün 108. yılını kutlayan bir camia haline getiren, Beşiktaşlılık kültürüyle kendi oyuncusunu yetiştiren, bu kültür üzerinden dürüst oyun, şerefi ve hakkıyla kazanmak, yenildiğinde bile mağrur olabilmek gibi mesajları gerek taraftarına gerek topluma veren misyonu, yetenekli oyuncu yetiştirip ilk iyi teklifte aracılara çok yüksek komisyonlar ödeyerek evlatlarını pazarlamaya doğru bir evrilmeye mi maruz kalmıştır?
5- Müthiş bir pazarlama becerisiyle evlatlarımızı ederinden %100’den fazla bir paraya transfer edemedikçe maddi anlamda da hiçbir şey kazandırmayacak bu anlamsız ve hepimizi ciddi şekilde yaralayan ticaretin her anlamda sorgulanması ve açıkçası engellenmesi bugün yetkili kurullarınızın sadece görevi olmakla kalmayıp Beşiktaş’ın kişilere bağlı değil kurumsal ve denetlenebilir bir kulüp olduğunu yeniden hatırlatacaktır.

En derin saygılarımızla,

Her şeyden Önce Beşiktaş diyen kongre üyeleri

Share and Enjoy

  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Email
  • Print
  • Delicious
  • LinkedIn
  • StumbleUpon
  • Add to favorites
  • RSS
  • BlinkList
  • Delicious
  • Digg
  • Friendster
  • Google Plus
  • Email
  • MySpace
  • Technorati
  • YahooBuzz

“Taraftar”a sahip çıkın !

Türk halkı son 1 yıldır zenginleşmedi,

Dolayısıyla Beşiktaş taraftarı hiç zenginleşmedi,

Son yıllarda olduğu gibi,

Enflasyon rekorunu yine kombine ve bilet fiyatları kırmasın,

Fiyatlar en fazla %5 artsın.

Islıkçı, kendi oyuncusuna yuh çeken, Beşiktaş’ı verdiği

para ölçüsünde tüketen seyirci profili daha da yaygınlaşmasın.

Bu gencecik kadroya sahip çıkacak taraftar kitlesine sahip çıkılsın.

Önce Beşiktaş.

Share and Enjoy

  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Email
  • Print
  • Delicious
  • LinkedIn
  • StumbleUpon
  • Add to favorites
  • RSS
  • BlinkList
  • Delicious
  • Digg
  • Friendster
  • Google Plus
  • Email
  • MySpace
  • Technorati
  • YahooBuzz

Beşiktaş ve Türk spor camiasına !

Yine bir 31 Mayıs geldi çattı. Beşiktaş dergisi Mart 2011 sayısında son senelerin ve seçim zamanlarının meşhur sözü sayın başkan tarafından dile getirilmiş, Mayıs sonu kazma vurulacağı en resmi ağızdan bir kez daha bildirilmiştir. Lakin dergimizin Nisan ve Mayıs sayılarında bu vaadi yerinde göremeyince şüphelendik ve yıllardır bulunamayan kazmayı da aldık geldik. Vurulamaması konusunda suçu üstüne almak istemedi, çok üstüne gittik kazmanın, tek kelime etmedi!

Zamanında sarayın virane ahırıyken dünyanın konum olarak sayılı spor alanlarından biri haline getirilmiş, İstanbul’un bize göre en güzel semtinin tamamlayıcısı, Türk futbol tarihinin son 50 yılının tanığı, resmi ismi İnönü, kalbimizdeki ismiyle Şeref Bey stadının yıkılıp yeniden yapılması malum devlet meselesi haline gelmiştir.

Yenileme çalışmalarının başlatılamama sebebi bize göre ne trafik, ne tepinme, ne de kayma olup, üstünde bulunduğu arazinin paha biçilemez değeridir. Anıtlar Kurulu’nun nihayet bu bölgeyi spor alanı olarak tanımlamasıyla başlayacağını düşünerek ümitlendiğimiz süreç bugün tıkanmıştır ve seçim sonrası tersine bir süreç başlatılacağı beklenmektedir.

Bu noktada, Beşiktaş yönetimine düşen, halka açık bir şirket olarak stadımızın yenilenmesiyle ilgili plan ve projelerin şeffaflık ilkesine uygun olarak kamuoyuna sunulması, gerekirse alternatiflerinin Beşiktaşlılarca oylanması, olası bir depremde kimsenin hesap veremeyeceği durumların oluşmaması adına bu yenileme çalışmasının kimler tarafından engellendiğinin açıklanmasıdır.

Her genel kurul dönemi Mayıs’ta kazmayı vurma vaadi artık geçerliliğini çoktan yitirmiştir.
İsim hakkı Beşiktaş’a ait olan, giriş çıkışları, otoparkı, büfeleri, çatısı, ısıtması ve tuvaletleriyle insanca bir konforun fahiş bilet fiyatları olmadan taraftara sunulduğu yeni stadın inşasını kimseye el açmadan, hakkı olan mevcut yerinde ve kapasitede kulüp yönetiminden bekliyoruz. Ne yıldızların, ne de kupaların bu gerekliliği öteleyemeyeceğini vurgulamak istiyoruz.

Beşiktaş ve Türk spor camiasına saygılarımızla,

Önce Beşiktaş.

Share and Enjoy

  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Email
  • Print
  • Delicious
  • LinkedIn
  • StumbleUpon
  • Add to favorites
  • RSS
  • BlinkList
  • Delicious
  • Digg
  • Friendster
  • Google Plus
  • Email
  • MySpace
  • Technorati
  • YahooBuzz

Kartal Yuvası Anket Sonuçları

Önce Beşiktaş olarak hazırlamış olduğumuz ve 2 ay yayında kalan Beşiktaş taraftarının Kartal Yuvası ve ürünlerimiz hakkındaki düşüncelerini öğrenmeye yönelik anketimize ilişkin sonuçları açıklamadan önce anketimizin duyurulması ve katılımın artmasına yardımcı olan Facebook Beşiktaş gruplarına ve sayfalarına , Bloglarda , forumlarda , portallarda anketten bahseden , sosyal medya da paylaşan Beşiktaş taraftarına , gazetedeki köşesinde bizi kırmadan anketi yazan Turgay Demir’e ve ankete katılan 3113 Beşiktaş taraftarına teşekkürü borç biliriz.

30 sorudan oluşan Anket 2 ay boyunca internet ortamında yayıldı ve yayınlandı.

Katılım 3113 kişi. Katılımcıların yarısından fazlasının (1630 kişi) Kartal Yuvaları hakkında söyleyecek bir veya daha fazla cümlesi var. Ağırlıklı olarak 18-24 yaş arası (%40), erkek (%91) katılımcılara ulaşılan anketi genelde maçları takip etmeye çalışan, önemli bir kısmı Kapalı Tribün (%63) olmak üzere belli bir bölümü kombine kart sahibi (%16), kulüpleri için kafa yoran Beşiktaşlıların yanıtladıkları görülüyor. Herhangi bir marka için markanın daha iyiye giderek kendilerine daha çok ürün satmasını isteyen gönüllülerin olması mucize gibiyken futbolun ve taraftarlığın doğası Beşiktaşlılıkla birleşince ortaya sürekli talep eden ve katkı sağlamak isteyen bir kitle çıkıyor haliyle. 1552 kişi Kartal Yuvalarında imkan olsa çalışmak istediğini dahi söylemiş ki bu öğrenci ve genç ağırlıklı anketin ilginç bir sonucu olarak karşımıza çıkmakta.

Katılımcıların eğitim seviyesi ağırlıklı olarak (1423 kişi, %45) Lisans eğitimi düzeyinde. Ardından %50 ile Lise mezunları geliyor. 1307 öğrencinin yanıtladığı ankette haliyle aylık kazancı 1000 TL’yi geçmeyen insanlar toplamın %54’ünü oluşturuyor. Enflasyonun 7-8 katı artışla giden bilet fiyatlarının düşük gelir düzeyindeki Kartalları sadece önemli maçlara (%55) para biriktirir hale getirdiği burada da görülüyor. Her maça giderim diyenlerin oranı ise %10.

Katılımcıların %38’i senelik 100 liranın altında bir Kartal Yuvası harcamasına sahip. Bunu da bütün pazarlama başarısını forma satmakla eşdeğer görme algısına bağlarsak çok yanlış olmaz gibi. Ya da aylık geliri düşük de olsa kulübüne bir forma veya tişört, ufak tefek hediyeliklerle de olsa katkı yapmak isteyen insanların ağırlıkta olduğu söylenebilir. Yine herhangi bir marka için söz konusu olmayacak bir durum; ‘Katkı yapıyım da Mavi Ciins zarar etmesin’. Pek duyulacak bir cümle değildir. Bir bu kadar da 100-250 lira arası alış veriş yapan kesim mevcut. Senelik cüzdan başı 3-4 parça ürün ortalaması… Diğerlerine nispeten Taraftar sayısı azlığından yakınmak yerine cüzdan payını artırabilmek zaten temel mesele. 3 büyükler dışındakiler ne yapsın yoksa…

Alışverişler ağırlıklı olarak (%83) mağazalardan yapılıyor. Bunun da %32’si Stad altından. İnternetten satın alma oranı sadece %15- ki bu kitleye sadece internetle ulaşıldığını ve Türkiye’de sanal alışveriş alışkanlığının gittikçe yaygınlaştığını düşünürsek oldukça düşük bir rakam. Ürünlerin stokta bulunmaması en büyük sebep olmalı. Netten satışta Kartalyuvasi.com.tr ağırlıkta ancak Kartalyuvasiankara.com da ürün sunum ve tedarik hızıyla bu ankette belirtilmese de oldukça beğeni alan bir site.

Mağaza personelinden genel olarak memnuniyet göze çarpıyor (%68) Bununla birlikte bireysel birçok şikâyet olması bayilerin denetimini şart koşuyor.

Ürün kalitesi kötü diyen katılımcı sayısı %23 iken ürünler pahalı diyenlerin oranı %61. Açıkçası ‘daha çok alın ki ucuzlasın’ mantığı terk edilmek zorunda bize göre. Ürünlerin bulunabilirliği, çeşit sayısı, tasarımların beğenilme oranı pek iyi gözükmemekte. (%30 civarında rakamlar) Kartal figürünün kullanımının beğenilmemesi ile ürünlerin gündelik hayatta giyilememe oranı benzeşiyor. (%44-49) Muhtemelen koca bir Kartal baskısı her yerde taşınamıyor. Outlet mağaza isteği %78. Siyah ve Beyaz dışında istenilen renk Gri ve Kırmızı (toplamda %74)

Son olarak insanlar Kartal Yuvası ürünleri hakkında bilgi sahibi olmak istiyorlar, %70 SMS ya da e-posta ile bilgilendirilebileceğini belirtmiş. Mağaza sms’lerinden gına geldiği günümüzde harika bir oran bizce.

Sonuç olarak katılım istenen seviyeye ulaşmasa da bazı mesajları dürüstçe ve belirgin olarak verebilecek bir çalışma olduğunu söylemek isteriz. Zamanını ayıran bütün Beşiktaşlılara, bu verilerin değerlendirilme çabası en büyük hediye olacaktır.

Alayından Önce Beşiktaş.

Share and Enjoy

  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Email
  • Print
  • Delicious
  • LinkedIn
  • StumbleUpon
  • Add to favorites
  • RSS
  • BlinkList
  • Delicious
  • Digg
  • Friendster
  • Google Plus
  • Email
  • MySpace
  • Technorati
  • YahooBuzz