Reklam 1 Alanı
erkurt şentürk

Doğruysa içinizden sorumluları seçip istifa edin!

Seyit Ateş ve kimin tam olarak ne görevi olduğunu kestiremediğimiz 3 tane futbol şubesi sorumlumuza acil çağrımızdır. Doğruysa... 

önce Beşiktaş

Beşiktaş’ın En Büyük Sermayesi Duygusudur

Önce Beşiktaş ve Bilgili Kartallar’ın ortak düzenlediği “Beşiktaşımız’da Ekonomik ve Kurumsal... 

anket sonucu

Anket Sonuçları

2 Hafta önce düzenlemiş olduğumuz anketin sonuçları aşağıdadır. Zaman ayırıp ilgi gösteren herkese teşekkürler.. Ankete... 

panel

Beşiktaş’ımız da Ekonomik ve Kurumsal Revizyon Panelini Gerçekleştirdik

Önce Beşiktaş Diyenlere Göre Kulüpte Yapılacaklar Listesi 1. Kurumsallık Gönüllü yönetici sayısı 7’ye inerken; Başkan,... 

Salonda Ekol Beşiktaş Hentbol

Beşiktaşlılık !

sürekli bel ağrısı çeken yabancı futbolculara…  Devamı →

Fethi Türkeş Meselesi Nedir?

En kestirme haliyle, bir camianın şampiyon futbolcusuna sırt çevirmesidir, vefasızlığıdır.

 

Yusuf Tunaoğlu’nun en yakın arkadaşına, 60’lı yılların efsane beşlisinin bir üyesine,

 

aynı zamanda üyesi olduğu kulübünün hastalığı boyunca ve sonrasında bir telefonu, bir çiçeği çok görmesidir.

 

Sağlık sorunları yüzünden gündeme gelen,

 

kulüp için çok küçük, bir insan için önemli olan miktarda bir yardımın,

 

kulübü avucunun içinde tutanlar ve ileri gelenler olarak isimlendirilen herkesin gözünde

 

büyüdükçe büyümesi ve esirgenmesidir.

 

Divan Kurulu Başkanı Yalçın Karadeniz’in ‘Yönetimle yeterince zıtım beni bulaştırmayın, selamımı söyleyin’

 

demesidir. Tüzüğün uygulanmamasına ses çıkarılmamasıdır.

 

Fahrettin Curoğlu’nun makam aracının içinden ‘kulüpte kaynak yok’ cevabıdır. Nerelere gitti o kaynaklar bellidir halbuki.

 

Levent Çifter’in kendi hayrına olmayan işte kulak üstüne yatmasıdır.

 

Ertunç Soğancıoğlu’nun telefonlara çıkmamasıdır.

 

Fikret Orman’ın ‘ben hallederim başkana gerek yok’ deyip hiçbir şeyi halletmemesi ve insanları mahçup etmesidir.

 

Yıldırım Demirören’in ‘ben halledildi biliyorum konu kapanmıştır’ duyarsızlığıdır.

 

Levent Erdoğan’ın ‘müsait değilim’ diyerek telefonu kapatmasıdır.

 

Sanlı Sarıoğlu’nun, Güven Taner’in ve nice eski dost bilinenlerin, bilmelerinin işe yaramamasıdır.

 

Futbol takımı kaptanının bir türlü kısa bir ziyarete bile fırsat bulamamasıdır.

 

Eski sporcular derneğinin ‘fon yok’ savunmasıdır.

 

Daha başka ne kadar ileri gelen diye bilinen varsa ‘mesele’den kaçarcasına uzaklaşmasıdır.

 

Bir tek, bir avuç ‘Beşiktaş’lının ve Serdal Adalı’nın üstüne düşeni yapmasıdır elle tutulan.

 

Diğer yandan Lefter’e fenerbahçe camiasının nasıl sahip çıktığını baştan sona seyretmektir işin daha da acı kısmı.

 

Baştan sona, bir camianın camia filan olamamasının, herkesin reklam veya maddi getirisi olmayan

 

işlerden ne kadar uzak durduğunun resmidir.

 

Sürece ortasından dahil olmuş insanlar olarak söylüyoruz, yeterince insan tanınmıştır bu süreçte ancak

 

ne yazık ki mağdur olan olduğuyla kalmıştır ve bu utanç mağdur olana ait değildir.

 

Teessüflerimizle,

 

 

 

Önce Beşiktaş

 

Tarih : 03 February 2012

472 Kez Okundu.
Yorum Yaz
Ad Soyad :
E-mail :
Yorum :