Tag: Beşiktaş

Deplasman Kombinesi- Hemen Şimdi!

Seneler sonra, kulübümüzün de ön ayak olduğu, hemen hemen bütün taraftarları sevindiren gelişmeyle birlikte derbilerde ve bazı yasakları yerlerde deplasman yasakları -şimdilik kaydıyla- resmen kalktı.
Karar alındığı gün, daha uygulamaya dahi geçilmeden hâyâller kurulmaya, zihnen hazırlıklar yapılmaya başlandı.
Maç günleri gelip çattıkça ise hayatın gerçekleri kendini gösterdi. Tribünde kimler olacak, kimlerin olacağını kim nasıl belirleyecek? Birçok şeyin sistematiği ve adalet kaygısı bulunmayan tipik bir doğu ülkesinde olması gereken olacaktı elbet. O anki yönetim kurulundan birilerini tanıyan, tribünde öyle veya böyle kendini kabul ettirmiş olan, yine önemli birilerini tanıyanları tanıyan ve tribünde kendini kabul ettirenleri tanıyanlar, ayrıca oy deposu derneklerin kontenjanına girenler, kulüp çalışanlarının Beşiktaşlı bile olmayan eşleri, çocukları derken tam bir hengame sürecinde listeler gelip gitmeye başladı. İş cinsiyetçiliğe kadar vardı, daha basılmamış biletler üzerinden imtiyazlı görüntüsü veren fırsatçılar dolandırıcılıklarını dahi gerçekleştirdi. Arkadaşın arkadaştan köşe bucak kaçtığı, telefonların açılmadığı, kardeşin kardeşe kinlendiği, bilet düşenin vicdan azabı, düşmeyenin dışlanmışlık ve kıskançlık duygularına kapıldığı kaotik ve sevimsiz bir süreç yaşandı. Yıllarca tecrübe edilmesine, nasıl bir fitneye sebep olduğu %100 bilinmesine rağmen, ayrıcalık kazanmanın ve bunu dağıtmanın verdiği hazzı yenemedik.
Dernekleri bilmeyiz ama tribün adına bugüne kadarkilerin belki de en dirayetli, en geniş kapsamlı, en iyi niyetli kalmaya çalışılan listeleri bireysel gayretlerle oluşturulmaya çalışılsa da en az 50.000 kişilik talebin olduğu bir ortamda %98′lik mutsuzluk ve şikayet oranı yakalamak kaçınılmazdı.
İlerde bu bireysel gayretlerin de olmayacağı göz önüne alınırsa, bu işin içinden çıkmanın çok basit yolu bir sonraki derbi gelmeden hayata geçirilmeli. Kısacası, İngiltere gibi içerde-dışarda her maça çok büyük talep olan bir ligde nasıl çözüldüyse öyle çözülmeli. Üstüne mevcut teknolojinin imkanları da eklenmeli. Bunun adına da Deplasman Kombinesi denmeli! Uygulama basitçe şöyle olabilir, tecrübe edildikçe daha da geliştirilebilir.

1- Sene başında Deplasman Kombinesi ürünü her taraftara açık olmalı. Minimum ödeme bedeli ligdeki 17-20 deplasmanın en az 1/3′üne yetecek kadar, bugünkü fiyatlarla yaklaşık 500-600 TL seviyesinde tutulmalı.
2- Deplasman bileti satışa çıkarıldığı zaman ilk 2 gün sadece bu kombine sahiplerine açık olmalı.
3- Alınan bilet bakiyeden düşülerek ödenmeli. Devretme hakkı olmamalı. Bakiye daha sonra aynı oranda artabilmeli.
4- Uyanık ev sahibi kulüp yönetimlerine karşı, ev sahibi takımın aynı kategorideki tribününden daha yüksek olarak belirlenen deplasman tribünü bilet fiyatı farkını deplasmandaki takımın kulüp kasası karşılamalı. Bu uygulama kulüpleri fakirleştirmeyeceği gibi artıracağı sadakat ve güvenle geri dönüşü kat be kat fazla olacaktır.
5- Bu sayede uçak-otobüs-konaklama planları da bilet garantisi olan, deplasmanı hayat tarzı olarak benimsemiş kişiler için çok daha uygun maliyetlere halledilebilmeli.
6- 2 günden sonraki biletlerin tamamı herkese satışa açık olmalı.

Deplasmandaki öncelik tribün geçmişiyle, cinsiyetle, dernekçilikle, tanıdıkla, yakınlıkla bağlantılı bir konu asla değildir. Enerji, yeterli maddiyat, fedakarlık, planlama, aidiyet, sadakat gibi kavramlarla ilintilidir. Bu hasetlerin tamamını gerektirmektedir.

Başta Beşiktaşlılar olmak üzere tüm Türk futbol ailesinin acilen bu konuya kafa yorması ve birer birer uygulamaya geçmesi dileğiyle. 10 sene sonra geriye bakıp- eskiden ne kadar ilkel yöntemlerle yapılırmış bu işler- diyebilmek umuduyla.

Adamcılık Ölsün Deplasmancılık Yaşasın.

Share and Enjoy

  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Email
  • Print
  • Delicious
  • LinkedIn
  • StumbleUpon
  • Add to favorites
  • RSS
  • BlinkList
  • Delicious
  • Digg
  • Friendster
  • Google Plus
  • Email
  • MySpace
  • Technorati
  • YahooBuzz

Fulya’da Müdahil Oluyoruz!

15 Aralık 2015′te Çağlayan’da görülecek duruşma öncesi tarafımızı mahkeme ve herkes bilsin. Her kongre üyesi bu talebi yapabilir, kabul edip etmemek Hakimin takdirinde.

Fulya Dilekçe ÇG

Share and Enjoy

  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Email
  • Print
  • Delicious
  • LinkedIn
  • StumbleUpon
  • Add to favorites
  • RSS
  • BlinkList
  • Delicious
  • Digg
  • Friendster
  • Google Plus
  • Email
  • MySpace
  • Technorati
  • YahooBuzz

2011-2012 Sezonu Formalarımız

2011-2012 Sezonu için takımımızın giyeceği formalar birbir tanıtılıp mağazalardaki yerlerini almaya başlarken tasarımlar hayal kırıklığı yarattı.

Geçen seneki beyaz forma ile bu sene çıkarılan beyaz forma arasındaki fark bulmacalardaki 7 farkı bulun oyununa çok rahat malzeme olur.

 

Çıkarılan siyah forma beyaz forma kadar olmasa da geçen seneki formaya çok benzemekte..

 

 

Özellikle beklediğimiz çubuklu forma tam bir hayal kırıklığı oldu bizim için.Hem çizgilerin kalın olması hem arkasının düz olması hemde Toyota reklamının kırmızı ve amatörce formaya oturtulmuş olması ne yazık ki çubuklu forma için bekleyenleri tatmin etmeyecektir.

 

 

Forma tasarımları ForzaBesiktas üyesi Gürkan Özbalkanlı’nın tasarımlarına benziyor hatta siyah olanı neredeyse aynısı bile denilebilir.Buna göre Gürkan’ın tasarlamış olduğu kırmızı forma üretilip satışa sunulursa yıllardır kırmızı forma bekleyenlerle ,diğer formalara göre daha iyi tasarıma sahip olması nedeniyle kırmızı formanın bu sezonun en çok satılan forma olmaması için hiç bir sebep yok.

Formalarla ilgili olarak hazırlamış olduğumuz ankete katılarak düşüncelerinizi bizimle paylaşmak için tıklayın.

Share and Enjoy

  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Email
  • Print
  • Delicious
  • LinkedIn
  • StumbleUpon
  • Add to favorites
  • RSS
  • BlinkList
  • Delicious
  • Digg
  • Friendster
  • Google Plus
  • Email
  • MySpace
  • Technorati
  • YahooBuzz

Rakibimiz Belli oldu

UEFA Avrupa Ligi play-off turunda kulübümüz Rusya’nın Alania takımıyla eşleşti.
İlk maç 18 Ağustos günü İnönü stadında oynanacak.Rövanş ise 25 Ağustos’ta yapılacak ve tur atlayan takımlar grup maçları oynamaya hak kazanacak. Ligde grup maçları 15 Eylül’de başlayacak. Kupanın finali 9 Mayıs 2012′de Bükreş’te oynanacak.

Share and Enjoy

  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Email
  • Print
  • Delicious
  • LinkedIn
  • StumbleUpon
  • Add to favorites
  • RSS
  • BlinkList
  • Delicious
  • Digg
  • Friendster
  • Google Plus
  • Email
  • MySpace
  • Technorati
  • YahooBuzz

Kartal Yuvası Anket Sonuçları

Önce Beşiktaş olarak hazırlamış olduğumuz ve 2 ay yayında kalan Beşiktaş taraftarının Kartal Yuvası ve ürünlerimiz hakkındaki düşüncelerini öğrenmeye yönelik anketimize ilişkin sonuçları açıklamadan önce anketimizin duyurulması ve katılımın artmasına yardımcı olan Facebook Beşiktaş gruplarına ve sayfalarına , Bloglarda , forumlarda , portallarda anketten bahseden , sosyal medya da paylaşan Beşiktaş taraftarına , gazetedeki köşesinde bizi kırmadan anketi yazan Turgay Demir’e ve ankete katılan 3113 Beşiktaş taraftarına teşekkürü borç biliriz.

30 sorudan oluşan Anket 2 ay boyunca internet ortamında yayıldı ve yayınlandı.

Katılım 3113 kişi. Katılımcıların yarısından fazlasının (1630 kişi) Kartal Yuvaları hakkında söyleyecek bir veya daha fazla cümlesi var. Ağırlıklı olarak 18-24 yaş arası (%40), erkek (%91) katılımcılara ulaşılan anketi genelde maçları takip etmeye çalışan, önemli bir kısmı Kapalı Tribün (%63) olmak üzere belli bir bölümü kombine kart sahibi (%16), kulüpleri için kafa yoran Beşiktaşlıların yanıtladıkları görülüyor. Herhangi bir marka için markanın daha iyiye giderek kendilerine daha çok ürün satmasını isteyen gönüllülerin olması mucize gibiyken futbolun ve taraftarlığın doğası Beşiktaşlılıkla birleşince ortaya sürekli talep eden ve katkı sağlamak isteyen bir kitle çıkıyor haliyle. 1552 kişi Kartal Yuvalarında imkan olsa çalışmak istediğini dahi söylemiş ki bu öğrenci ve genç ağırlıklı anketin ilginç bir sonucu olarak karşımıza çıkmakta.

Katılımcıların eğitim seviyesi ağırlıklı olarak (1423 kişi, %45) Lisans eğitimi düzeyinde. Ardından %50 ile Lise mezunları geliyor. 1307 öğrencinin yanıtladığı ankette haliyle aylık kazancı 1000 TL’yi geçmeyen insanlar toplamın %54’ünü oluşturuyor. Enflasyonun 7-8 katı artışla giden bilet fiyatlarının düşük gelir düzeyindeki Kartalları sadece önemli maçlara (%55) para biriktirir hale getirdiği burada da görülüyor. Her maça giderim diyenlerin oranı ise %10.

Katılımcıların %38’i senelik 100 liranın altında bir Kartal Yuvası harcamasına sahip. Bunu da bütün pazarlama başarısını forma satmakla eşdeğer görme algısına bağlarsak çok yanlış olmaz gibi. Ya da aylık geliri düşük de olsa kulübüne bir forma veya tişört, ufak tefek hediyeliklerle de olsa katkı yapmak isteyen insanların ağırlıkta olduğu söylenebilir. Yine herhangi bir marka için söz konusu olmayacak bir durum; ‘Katkı yapıyım da Mavi Ciins zarar etmesin’. Pek duyulacak bir cümle değildir. Bir bu kadar da 100-250 lira arası alış veriş yapan kesim mevcut. Senelik cüzdan başı 3-4 parça ürün ortalaması… Diğerlerine nispeten Taraftar sayısı azlığından yakınmak yerine cüzdan payını artırabilmek zaten temel mesele. 3 büyükler dışındakiler ne yapsın yoksa…

Alışverişler ağırlıklı olarak (%83) mağazalardan yapılıyor. Bunun da %32’si Stad altından. İnternetten satın alma oranı sadece %15- ki bu kitleye sadece internetle ulaşıldığını ve Türkiye’de sanal alışveriş alışkanlığının gittikçe yaygınlaştığını düşünürsek oldukça düşük bir rakam. Ürünlerin stokta bulunmaması en büyük sebep olmalı. Netten satışta Kartalyuvasi.com.tr ağırlıkta ancak Kartalyuvasiankara.com da ürün sunum ve tedarik hızıyla bu ankette belirtilmese de oldukça beğeni alan bir site.

Mağaza personelinden genel olarak memnuniyet göze çarpıyor (%68) Bununla birlikte bireysel birçok şikâyet olması bayilerin denetimini şart koşuyor.

Ürün kalitesi kötü diyen katılımcı sayısı %23 iken ürünler pahalı diyenlerin oranı %61. Açıkçası ‘daha çok alın ki ucuzlasın’ mantığı terk edilmek zorunda bize göre. Ürünlerin bulunabilirliği, çeşit sayısı, tasarımların beğenilme oranı pek iyi gözükmemekte. (%30 civarında rakamlar) Kartal figürünün kullanımının beğenilmemesi ile ürünlerin gündelik hayatta giyilememe oranı benzeşiyor. (%44-49) Muhtemelen koca bir Kartal baskısı her yerde taşınamıyor. Outlet mağaza isteği %78. Siyah ve Beyaz dışında istenilen renk Gri ve Kırmızı (toplamda %74)

Son olarak insanlar Kartal Yuvası ürünleri hakkında bilgi sahibi olmak istiyorlar, %70 SMS ya da e-posta ile bilgilendirilebileceğini belirtmiş. Mağaza sms’lerinden gına geldiği günümüzde harika bir oran bizce.

Sonuç olarak katılım istenen seviyeye ulaşmasa da bazı mesajları dürüstçe ve belirgin olarak verebilecek bir çalışma olduğunu söylemek isteriz. Zamanını ayıran bütün Beşiktaşlılara, bu verilerin değerlendirilme çabası en büyük hediye olacaktır.

Alayından Önce Beşiktaş.

Share and Enjoy

  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Email
  • Print
  • Delicious
  • LinkedIn
  • StumbleUpon
  • Add to favorites
  • RSS
  • BlinkList
  • Delicious
  • Digg
  • Friendster
  • Google Plus
  • Email
  • MySpace
  • Technorati
  • YahooBuzz

Ey Kongre Üyesi !

Ey Kongre Üyesi !

Birinci vazifen, Beşiktaş onurunu ve haysiyetini ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.

Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegane bayrağı budur. Bu bayrak senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni, bu bayrağın aşkından mahrum etmek isteyecek, dahili ve harici, başkanların olacaktır. Bir gün Beşiktaş’ın onuru ve haysiyetini müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkan ve şeraitini düşünmeyeceksin!

Bu imkan ve şerait, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. 107 yıllık geçmişine kastedecek düşmanlar, bütün liglerde emsali görülmemiş bir tecavüzün mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz kulübün, yönetim kurulu zapt edilmiş, bütün tesislerine girilmiş, bütün tribünleri dağıtılmış, bütün gelirleri tüketilip borç batağına sokulmuş ve takımın her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, Beşiktaşlılık makamına sahip olanlar gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri şahsi menfaatlerini, çapulcuların tribüncülük emelleriyle tecrit edebilirler. Taraftar, fakr-u zaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir.

Ey Baba Hakkıların, Şeref Beylerin, Süleyman Sebaların evladı !

İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi, vazifen; Beşiktaş onuru ve haysiyetini kurtarmaktır ! Muhtaç olduğun kudret, siyahın mateminde beyazın umudunda mevcuttur.

Share and Enjoy

  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Email
  • Print
  • Delicious
  • LinkedIn
  • StumbleUpon
  • Add to favorites
  • RSS
  • BlinkList
  • Delicious
  • Digg
  • Friendster
  • Google Plus
  • Email
  • MySpace
  • Technorati
  • YahooBuzz

Camiaya Mektubumuzdur

1- Beşiktaş için mecburi istikamet yönü kulübün her anlamda kurumsallaşmasıdır. Geçici dönemlerle seçilen ve devasa bütçeleri gerçek anlamda hesap vermeksizin yöneten yönetici- başkan sisteminin, geleceğe dair strateji üretmek yerine günü kurtararak idare eden, sadece sıcak para kaynağı olarak görev alırken kendi hatalı kararlarıyla kulübü kendine borçlandıran sistemin yerine, pazarlama organizasyonu, taraftar ilişkileri, sponsorluk anlaşmaları, bilişim teknolojileri, oyuncu transferleri, gayri menkul ve diğer ticari gelir giderlerin yönetilmesi profesyonel bir yapıya, hem tecrübeli hem de genç ve dinamik Beşiktaşlı beyinlere teslim edilmelidir.

2- Denetleme, hesap sorma mekanizmasının geliştirildiği, bilançolarda şeffaflığın tam olarak sağlandığı, yetki dışı borçlanmanın önlendiği, sahte veya bedava üyeliklerin engellendiği, üyelik ücretlerinin düşürülerek yıllık aidatın artırıldığı, böylece daha çok halka inerken her sene önemli bir mali kaynağın sağlandığı, toplu aidat yatırma devrini kapatacak tüzük, yeni kongre öncesi hayata geçirilmelidir.

3- Fulya’nın %67-%33 hesabının nasıl tam tersine çevrilerek küçük kulelere mahkum olunduğu, Beşiktaş’a dair hiçbir işaretin bu binalarda şampiyonlukta dahi bulunmadığı ve ek katlarla müteahhit firmanın elde ettiği ek rantın hesabı verilmelidir.

4- Artık pahalı transfer döneminin sonuna gelindiği, Beşiktaş’ın öz kaynak düzeninin eseri olduğu hatırlanmalıdır. Maliyeti yüksek oyunculardan kurtulmalı, futbolcu giderleri yıllık cironun %40-50 seviyesini geçmemelidir.

5- Sponsorlarla ilişkiler artırılarak devam ettirilmeli, özellikle profesyonelliğe geçiş sürecinde çeşitli iş ortaklıkları kurularak tecrübelerinden faydalanılmalı, ancak bunun anlamı asla ve asla Beşiktaş isminin kiralanması şeklinde algılanmamalıdır.

6- Deprem riskiyle karşı karşıya ve maç günleri dışında gelir getirmekten uzak, dünyanın en güzel konumlarından birinde yerleşmiş stadımız, alışılagelen atmosferinden uzaklaştırılmadan ve sahip olduğumuz ilk stadyuma ithafen Şeref Bey adıyla yeniden inşa edilmeli, isim hakkıyla değil belli bir süre gelir ortaklığı modeliyle finanse edilmelidir.

7- Günlük geçici skorlarla oyalanmayı bırakıp bu camia kendi ayakları üstünde nasıl durur, nasıl büyüyerek ve gelenekleriyle yaşar, asıl görevimiz taraftar olarak bunu dert etmektir.

8- Rakiplerimizin büyük aşama kaydettiği, taraftar kartı konusunda daha fazla geç kalınmamalı, gerekli yatırımla altyapının kurularak, Taraftar Kimlik Kartı uygulamasına geçilmelidir. Bu sayede her bir taraftarın alış verişleri, değişen satın alma eğilimleri, beklentileri tespit edilerek kendine özel promosyonlarla kulübe bağlığı ve katkısı artırma yoluna gidilmelidir.

9- Amatör branşlar yük olarak görülmemeli, futbol dışı kaynaklardan önemi bir miktar buraya aktarılmalıdır.

10- Beşiktaş TV faaliyete geçirilerek profesyonel bir yapıya kavuşturulmalı, özellikle amatör branşlara taraftarın ilgisini artırıcı faaliyetlerde önemli bir rol oynamalıdır.

Saygılarımızla

Share and Enjoy

  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Email
  • Print
  • Delicious
  • LinkedIn
  • StumbleUpon
  • Add to favorites
  • RSS
  • BlinkList
  • Delicious
  • Digg
  • Friendster
  • Google Plus
  • Email
  • MySpace
  • Technorati
  • YahooBuzz