Tarih 19 Aralık 2011, Pazar. İki uçak ve iki otobüs dolusu taraftar sadece İstanbul’dan, bir o
kadarı da çevre illerden koşmuş takımlarının yanında olmak için Samsun’a. Sıradan bir lig maçı için önemli bir coşku ve heyecan. Aslına bakarsanız bugün tam anlamıyla içine edilmiş futbolumuz için değil kendi eğlencemiz, sadakatimiz, sevgimiz, kavgamız ne derseniz deyin onun için sarmışız atkımızı gelmişiz Beşiktaş’ımızın peşine. Lakin gelmeyin denildi yine dolaylı olarak, bir kez daha. Böyle oldukça daha çok geleceğimizi göremeden. O kadar yola, emeğe, emekle kazanılana karşın stat dışında bırakılan deplasmancının canlı bombadan farksız olacağı hesap edilmeden. Şu uyduruk kanun, daha uygulanmaya konulamadan esnetilmek zorunda kalınan, taraftarla ilgili kısmı halen yeterince gaddarca olan, sporda şiddeti önlemeye değil spordan seyirci kaçırmaya devam ediyor, haberi olsun herkesin.
Pilot bölgeymiş meğer, her bira içeni pilot zanneden polis zihniyeti AÇIKÇA YASANIN KENDİNE VERDİĞİ YETKİYİ AŞARAK yüz kadar kartalı dışarıda bıraktı dün gece Samsun’da ki beğenmediğimiz kanunda bile ne diyor bakın;
‘’Açıkça anlaşılabilecek şekilde alkollü veya keyif verici madde kullanan kişiler müsabaka alanına alınmaz.’’
Kafana göre insanları dışarıda bırak demiyor, ayakta duramayan adamı içeri alma diyor.
Söyleyin şimdi kim için suç duyurusunda bulunmak gerekir bu ülkede? Emniyet müdürü mü, yönetici mi, her kim verdiyse bu talimatı? Herhangi Beşiktaşlı bir avukat bu işin peşine düşer mi? Biz şahidiz, bizim arkadaşlarımız içeri alınmadı ve bu yüzden kimse seyretmek istemedi o maçı, devre arası bir o kadarı daha girdiği stattan dışarı çıktı. Bu sırada sanırım localarda viskilerin biri gidiyor biri geliyordu, en azından İstanbul’daki statlarda öyle. Aynı zihniyet kısa süre önce bizzat Trabzonsporlu taraftarların davetiyle stada girmek isteyen insanların KİMLİKLERİNE bakarak onları, yani bizleri içeri almadı. Büyük bir fırsat tepildi o gün de, deplasman yasağı kalkmak zorunda kalacaktı kim bilir, düşmanlık prim yapsın sadece istendi.
İşin ilginci, alkol kontrolü pilot (!) uygulaması sadece deplasman seyircisi içindi. Bazıları gitti Samsun tarafına girdi aynı promille. Ne oldu peki şimdi, tatil etseydiniz bari maçı?
Ayakta duramayan, içmesini bilmeyen adamı içeri alma zaten, aldığın hata ama her içeni almıyorum dersen yarın öbür gün tiyatroya giden adam da konsere giden adam da sıfır promil gezmek zorunda kalacaktır ki bu da Allah’ın bile dayatmadığı dinî bir yasağı bir hayat tarzı olarak dayatmaktır, adı da bellidir.
Bırakın herkes hesabını öbür tarafta versin, siz statları boşaltmaya çalışmanın hesabını vermek zorunda kalacaksınız. Unutmayın ki boş statta olan maçı TV de vermez, (örnek Gençlerbirliği, İBB vs.) dekoderiniz de para etmez hani!
İmza; işinde gücünde, sevdasının peşinde taraftarlar birliği.













